Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2012/5155 E. 2012/11230 K. 24.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5155
KARAR NO : 2012/11230
KARAR TARİHİ : 24.12.2012

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

Davacı tarafça genel kadastro ile oluşan tapu kaydının iptali ve tescil istemi ile tapu kaydına dayanılarak açılan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ :
Dava konusu … Beldesi 312 ada 7, 8; 313 ada 1 ve 2 parsel sayılı 359.99, 359.99, 399.99 ve 399.99 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, tapu kaydı nedeniyle arsa vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı …, tapu kaydına dayanarak 312 ada 7, 8; 313 ada 1 ve 2 parsellerin bir bölümü ile bu parseller arasında kalan yol hakkında Hazine ve … Belediyesine karşı dava açmış, parsellerin bir bölümünün tapu kaydının iptali ile yol ile birlikte adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, 312 ada 7 parselin uzman fen bilirkişisi raporunda (B) harfi ile gösterilen 60.12 metrekare, 312 ada 8 parselin (A) harfi ile gösterilen 18.81 metrekare, 312 ada 1 parselin (C) harfi ile gösterilen 60.36 metrekare, 312 ada 2 parselin (D) harfi ile gösterilen 344.08 metrekare yüzölçümündeki bölümlerin tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına tesciline, (E) harfi ile gösterilen 146.16 metrekare yüzölçümündeki yolun davacı adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılardan Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmaz bölümleri ile aralarında yer alan yolun 16.5.1986 tarihinde davacı tarafa Hazine tarafından satıldığı ancak devir işlemlerinin yapılmadığı,davalı … Belediyesi’nin açılan davayı kabul ettiği gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiş ise de; yapılan araştırma inceleme ve uygulama hüküm kurmak için yeterli bulunmamaktadır. Şöyle ki davacı ile davalılardan Hazine delil olarak tapu kayıtlarına dayandıkları halde mahkemece dayanak tapu kayıtları tesisinden itibaren oluşum belgeleri ile birlikte getirtilmeden ve yöntemine uygun olarak tapu kaydı uygulaması yapılmadan hüküm tesis edilmesi isabetsizdir. O halde mahkemece doğru sonuca ulaşılabilmesi için davacı ile davalılardan Hazine’nin dayandıkları tapu kayıtları tesisinden itibaren oluşum belgeleri ile birlikte getirtilmeli, kadastro çalışmalarında revizyon görüp görmedikleri tespit edilmeli, revizyon görmüş iseler revizyon gördüğü parseller ile bu parselleri kenardan çevreleyen komşu parsellerin onaylı tutanak suretleri ile dayanağı olan belgeler getirtilmeli, sonra mahalli bilirkişiler, taraf tanıkları, uzman bilirkişiler ile yeniden keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında tarafların dayandığı tapu kayıtları ve dayanağı olan belgeler ayrı ayrı okunarak hudutları mahalli bilirkişilerce zeminde tek tek gösterilmeli, mahalli bilirkişilerce
gösterilemeyen hudutların tespiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı, bilirkişi ve tanıkların zeminde gösterdiği hudutlar teknik bilirkişiye haritasında işaret ettirilmeli, tapu kayıtlarının dayanağı haritalarının bulunması halinde kapsamları 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 20/A maddesi gereğince teknik bilirkişi aracılığıyla zemine uygulanarak kayıtların kapsamı haritalarına göre belirlenmeli, tanık ve mahalli bilirkişilerin kayıt uygulaması ile ilgili beyanları komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli, teknik bilirkişiye uygulanan tapu kayıtlarının kapsamını belirtir ve keşfi takibe imkan verir krokili ve ayrıntılı rapor düzenlettirilmeli, taşınmazların tümünün ya da bir bölümünün tapu kayıtları kapsamında kalıp kalmadığı hususları duraksamasız tespit edilmeli, tarafların dayandıkları tapu kayıtlarının çakışması halinde hangi tarafın tapusuna değer verileceği hususu irdelenmeli, toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Hazinenin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 24.12.2012 günü oybirliği ile karar verildi.