Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/6115 E. 2012/1152 K. 06.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6115
KARAR NO : 2012/1152
KARAR TARİHİ : 06.02.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hüküm davalı … tarafından temyiz edilmiş, temyiz talebi, süresinde olmadığı gerekçesiyle ek karar ile red edilmiş, bu ek karar da davalı … tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlu aleyhine icra takibi yaptıklarını, borçlunun dava konusu taşınmazdaki 1/2 hissesini muvazaalı şekilde kardeşi olan davalı …’a satışına ilişkin tasarrufun iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı …, davaya cevap vermemiştir.
Davalı …, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, pay satışının alacaklıdan mal kaçırmak amacıyla muvazaalı olarak yapıldığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı … tarafından temyiz edilmiş, mahkemece temyizin süresinden sonra yapıldığı gerekçesiyle temyiz talebinin reddine karar verilmiş, redde ilişkin karar süresinde davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK’nın 277 vd maddelerine dayalı olarak açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
1-Mahkemece 30.03.2011 tarihli ek karar ile davalı …’ın isteminin süresinde olmadığı gerekçesiyle talebinin reddine karar verilmiş ise de bu karar usul ve yasaya uygun değildir.
Gerçekten davalı, katıldığı 16.06.2009 tarihli 2. duruşmada … Mh. 142. Sk. No:11 adresini ikamet adresi olarak bildirdiği, yine 30.09.2009 tarihli dilekçesinde aynı adresi yazdığı, ancak dava dilekçesi ve gerekçeli karar dahil olmak üzere tüm tebligatların aynı yer No:8 adresine tebliğe çıkarıldığı, bu tebligatlardan birinin davalının eşine, diğerlerinin davalının yengesi ile kardeşi olan davalı borçluya yapıldığı, 7201 sayılı T.K.’nun 10. maddesinde düzenlendiği üzere tebligatların ilgilinin bilinen
son adresine yapılması gerektiği hükmü karşısında mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeden temyiz isteminin reddedilmiş olması doğru olmadığından mahkemenin temyiz isteminin reddine dair 30.03.2011 gün ve 2009/105-2010/375 sayılı ek kararının bozularak ortadan kaldırılmasına,
2-Esasına yönelik yapılan incelemede ise;
Borçlunun 3.kişiye yapmış olduğu tasarruf 04.11.2002 tarihli olup eldeki dava ise 18.03.2009 tarihinde açılmıştır. İİK.nun 284. maddesinde tasarrufun iptali davalarının tasarruf tarihinden itibaren 5 yıllık süre içinde açılması gerektiği öngörülmüştür. Söz konusu süre sükutu hak süresi olup mahkemece re’sen nazara alınması gerekir.
Bu durumda mahkemece davanın hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeniyle davanın reddine karar vermek gerekirken bu yön gözardı edilerek yazılı olduğu üzere davanın kabulü doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle ek kararın bozularak ortadan kaldırılmasına, 2.bentte açıklanan nedenlerle davalı …’ın temyiz itirazlarının kabulü ile usul ve yasaya aykırı bulunan hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …’ye geri verilmesine 6.2.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.