YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6941
KARAR NO : 2012/1155
KARAR TARİHİ : 06.02.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, vergi borç ve cezası nedeniyle davalı …. ve Tic. A.Ş. aleyhine icra takibi yaptıklarını,şirketin borcu karşılayacak malının bulunmaması nedeniyle ortaklar hakkında yapılan takip esnasında ortaklardan davalı …’ün bazı taşınmazlarını …’e düşük bir bedel ile devrettiğini ileri sürerek borçlunun, dava konusu taşınmazlarını davalı …’e satışına ilişkin tasarrufların iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı …. ve Tic. A.Ş. İle … davaya cevap vermemişlerdir.
Davalı … vekili davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, borçlu şirket ortakları aleyhine icra takibi yapılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tasarrufun iptali davaları, borçlu ve borçlu ile hukuki muamelede bulunan kişiler arasındaki işlemleri konu almakta olup bu kişiler arasında zorunlu dava arkadaşlığı vardır. Davacı vekilinin dava konusu yaptığı taşınmazların şirket ortaklardan … adına kayıtlı olduğu, onun tasarrufuyla 3.kişi durumundaki…’e geçtiği anlaşılmaktadır. Buna göre …’ün davaya dahil
edilmesi gerekir. Ne varki davacı alacaklı, … Asliye … Hukuk Mahkemesinin 2009/241-2010/90 sayılı dosyasında borçluda davalı gösterilerek aynı nedenle dava açılmıştır. Bu mahkemece birleştirme kararı verilmiş olmasına rağmen belirtilen dava dosyası getirtilerek dosya arasına alınmamıştır. Aynı alacaklı tarafından borçlu taraf gösterilerek dava açıldığına göre anılan dosya birlikte değerlendirme yapıldığında taraf teşkilinin sağlandığının kabulü gerekir.
Diğer yandan … hakkında icra takibi yapıldığına ilişkin davacı vekili tarafından ibraz edilen temyiz dilekçesine ekli evrakların tamamı ilgili idareden getirtilerek 6183 sayılı yasa uyarınca yapılan takiplerde aciz belgesinin aranmıyacağıda gözönüne alınarak dosyadaki delillere göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile usul ve yasaya aykırı bulunan hükmün BOZULMASINA, 06/02/2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.