Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/6441 E. 2012/1274 K. 07.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6441
KARAR NO : 2012/1274
KARAR TARİHİ : 07.02.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, davalı borçlu … aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunamadığını ileri sürerek borçlunun, dava konusu taşınmazlarını davalı kardeşi Fadime Ferhan’a onun da bir taşınmazı davalı …’ye satışına ilişkin tasarrufların iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili ve davalı … vekili davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalı borçlu usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara gelmemiş ve davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, taşınmazların ilk satışının kardeşler arasında yapıldığı gerekçesi ile davanın kabulüne ancak davalı …’ye devredilen taşınmaz açısından adı geçen davalının iyiniyetli olduğu ve davalı borçlunun alacaklıdan mal kaçırma kastını bildiğine dair dosyaya delil sunulmadığı gerekçesi ile davanın bedele dönüştüğü nazara alınarak davalı …’ın bu taşınmazı elinden çıkardığı tarihteki gerçek değeri ile sorumlu tutulmasına karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 6183 sayılı yasanın 24. vd maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, davalı …’ın borçlu
…’nin kardeşi olmasına 6183 S.K’nın 28/1 maddesinde bu derece akrabalar arasında yapılan tasarrufların bağışlama hükmünde sayıldığının ve iptale tabi olduğunun öngörülmesine buna ilaveten davalı …’ın, kardeşi olan borçlu …’nin amme alacağının bir kısmının veya tamamının tahsiline imkan bırakmamak maksadiyle hareket ettiğini bilmesi lazımgelen kimselerden olması nedeniyle de tasarrufun iptali gerekeceğine (6183 s.K m. 30) ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre davanın bu davalılar yönünden kabulünde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ne var ki davalı … yönünden yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya yeterli değildir. Davalı … tarafından verilen cevap dilekçesinde köydeki arsaların satılık olduğunun komşuları vasıtasıyla öğrenildiği ve kendi taşınmazlarına bitişik parselin zorunluluktan dolayı satın alındığı ileri sürülmüştür. 6183 sayılı yasanın 30/I fıkrasında malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun, alacaklılarına zarar verme kastıyla yaptığı tüm işlemlerin, borçlunun içinde bulunduğu mali durumun ve zarar verme kastının, işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde iptal edilebileceği hükmüne yer verilmiştir. Davalı … ile eşinin satın aldıkları taşınmazın bulunduğu yerleşim yerinden olup olmadıkları, borçlu ile aynı yer nüfusuna kayıtlı olup olmadıkları giderek borçlunun alacaklılarından mal kaçırmak ya da alacaklılarını ızrar kastı ile hareket ettiğini bilebilecek kişilerden olup olmadığı üzerinde durularak buna ilişkin deliller toplanmalı ve sonucuna göre karar verilmelidir. Yetersiz inceleme ile hüküm kurulması doğru değildir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 8.2.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.