YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/8717
KARAR NO : 2012/11240
KARAR TARİHİ : 24.12.2012
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında … Mahallesi çalışma alanında bulunan 500 ada 3 parsel sayılı 406,72 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydı nedeniyle paylı olarak …, …, … ve … oğlu … Kadın adına tespit edilmiştir. Davacı … tapu kaydına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine, çekişmeli taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davacının dayandığı tapu kaydı dava konusu taşınmaza uymadığı gibi kaydın hukuki değerini de yitirmiş olduğu gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Kadastro davalarında husumetin, kadastro tutanağında veya komisyon kararında malik olarak gösterilen şahısların tümüne karşı yöneltilmesi gerekir. Kadastro tespitinde taşınmazın 1/40 payı Yetmişbiroğlu Kerimesi Kadın’a tespit edilmiştir. Tespit maliklerinden Yetmişbiroğlu Kerimesi Kadın’ın mirasçıları belirlenmemiş; davada taraf olan …’ın bu tespit malikinin mirasçısı olup olmadığı, aynı …’ın, diğer 1/40 pay’ın tespit maliki olan … ile aynı kişi olup olmadığı araştırılmamıştır. Hal böyle olunca; belirtilen hususlar araştırılarak, dava şartı olan taraf koşulunun sağlanmış olup olmadığı belirlenmeli, davada taraf olmayan tespit malikleri ya da mirasçıları bulunduğunun anlaşılması halinde, bu kişilere dava dilekçesi ve duruşma günü tebliğ edilerek davaya katılmaları sağlanmak suretiyle taraf teşkili tamamlanmalı, savunma ve delilleri sorulup, saptanmalıdır. Bundan sonra davacının tapu kaydına dayanması nedeniyle dayanılan tapu kayıtlarının revizyonu sorulmalı, varsa revizyon gördüğü parseller ile bu parselleri dıştan çevreleyen parsel tutanakları getirtilerek dosya tamamlandıktan sonra; mahallinde elverdiğince yaşlı, tarafsız, dava konusu taşınmazın bulunduğu yeri iyi bilen yerel bilirkişiler, taraf tanıkları ve tespit bilirkişileri hazır olduğu halde yeniden keşif yapılmalıdır. Keşifte davacının dayandığı Ağustos 1312 tarih 4 ve 5 numaralı tapu
kayıtlarının geldisi olan Mart 1301 tarih ve 4 sıra numaralı tapu kaydı ile davalıların dayandığı Mart 1301 tarih ve 5 sıra numaralı tapu kaydının aynı kökten (Mart 1301 Daimi 2-3 nolu tapu kaydından) ifraz yoluyla geldiği, bu nedenle kapsamlarının birbirine bitişik olması gerektiği gözönüne alınarak tapu kayıtları 3402 sayılı Yasa’nın 20. maddesi uyarınca yöntemince uygulanmalı, davada taraf olan …’ın, davacının dayandığı tapu kayıtlarının kök maliki olup aynı zamanda kök miras bırakanı olan … Yetmişbir mirasçısı da olması dikkate alınarak, tapu maliklerinin veya mirasçılarının zilyetlik durumları incelenip davacının dayandığı tapu kayıtların taşınmazı kapsaması halinde hukuki değerini yitirip yitirmediği de araştırılıp; tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre karar verilmelidir. Açıklanan şekilde bir araştırma ve uygulama yapılmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, davacının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 24.12.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.