Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2012/8841 E. 2012/11250 K. 24.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/8841
KARAR NO : 2012/11250
KARAR TARİHİ : 24.12.2012

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında, 101 ada 26 parsel sayılı 1549.17 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, tapu kaydına dayanılarak … ile ölü oldukları tutanağın beyanlar hanesinde gösterilmek suretiyle Ramiz Dede ve … adlarına paylı olarak tespit edilmiştir. Davacı …, taşınmazın tamamının kendisine ait olduğu, davalıların payı bulunmadığı iddiası ile dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda verilen kesin süre içerisinde davacının keşif avansını yatırmadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı mirasçıları tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, verilen süre içerisinde davacının keşif avansını yatırmadığı, bu nedenle davasını ispat edemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de; yapılan değerlendirme dosya kapsamına uygun düşmemektedir. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 36. maddesinin mahkemece verilen süreye riayet etmeyen taraf aleyhine uygulanabilmesi için dosyanın keşif için hazır hale getirilmesi, diğer ifade ile taraflardan tanık ve diğer delil listelerinin alınması, dayanılan kayıtlar varsa celbedilip dosyaya konulması, komşu parsel tutanak ve dayanaklarının getirtilmesi, yerel bilirkişi adaylarının isimlerinin zabıta aracılığı ile tespit edilmesi ve dosyanın her yönüyle keşfe hazır hale getirilip hiçbir eksikliğinin bulunmaması gerekir. Bundan sonra belirlenecek keşif günü ile ilgili ara kararında hakim, katip, mübaşir, yerel bilirkişi adayları, tanıklar ve teknik bilirkişilere verilecek ücretlerle vasıta parasının ve yapılacak tebligatlarla ilgili masrafların kalemler halinde gösterilip, bu ücretlerin temini ve yatırılması için ilgiliye makul ve belirli bir süre tanınması, ilgiliye tanınacak süre ile keşif günü arasında da bilirkişi adayları ve tanıklara davetiye tebliğ edilip, arazi başında hazır olmalarının bildirilebilmesi için yine uygun bir sürenin bulunmasına özen gösterilmesi gerekmektedir. Somut olayda; taraflardan tanıkları ve diğer delillerine dair liste alınıp, tüm deliller toplanarak dosya keşfe hazır hale getirilmediği gibi; keşif ara kararında yerel bilirkişiler ile tespit bilirkişileri için tebligat ücreti alınmasına karar verildiği halde mahallinde hazır bulundurulmaları için ayrıca zabıtaya müzekkere yazılması da usulsüzdür. Tarafların delilleri belirlenmeden yapılacak keşiften sonuç alınması mümkün olamayacağı gibi, usulüne uygun olmayan ara kararına uyulmamasının davacı aleyhine sonuç doğurması da hukuka uygun bulunmamaktadır. Hal böyle olunca tarafların delil listeleri için süre ./…
verilip bildirdikleri deliller toplanıp dosya ikmal edildikten sonra keşifle ilgili giderler tek tek kalem kalem belirlenerek bu giderler toplamını yatırması için ispat yükü kendisine düşen davacı tarafa makul süre verilmeli, ara kararına uymamasının sonuçları açıkça bildirilmeli, masraf yatırıldığında arazi başında keşif icra edilip, tarafların tüm delilleri değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece bu husus göz ardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 24.12.1012 gününde oybirliğiyle karar verildi.