YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3476
KARAR NO : 2010/3845
KARAR TARİHİ : 25.05.2010
MAHKEMESİ :AĞIR CEZA MAHKEMESİ
Ödeme şartını ihlal eyleminden borçlu …’nun 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 340.maddesi gereğince 3 aya kadar tazyik hapsi cezası ile cezalandırılmasına dair Bursa 4.İcra Mahkemesinin 17.9.2009 tarihli ve 2008/2764 esas, 2009/4743 sayılı kararına yapılan itirazın reddine ilişkin Bursa 4.Ağır Ceza Mahkemesinin 03.12.2009 tarihli ve 2009/885 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya aleyhine Adalet Bakanlığından verilen 8.4.2010 gün ve 21893 sayılı kanun yararına bozma talebini içeren Yargıtay C.Başsavcılığının 20.4.2010 gün ve K.Y.B.2010/90463 sayılı tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi,
Tebliğname ile; sanığın taahhüdünü içeren tutanakta ödenmesi gerekli toplam borç miktarının, tüm fer’ileri ile birlikte hesaplanıp açıkça gösterilmesi gerektiği, bu hususları içermeyen ayrıca, icra müdürünün adı, soyadı ve imzası bulunmayan 21.03.2008 tarihli taahhüdünün hukuken geçersiz olduğu gözetilmeden, itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesi isabetsiz olduğundan anılan hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309.maddesi uyarınca bozulması gereğine işaret edilmiştir.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Dosya içerisindeki 21/03/2008 tarihli taahhütnamenin incelenmesinden de görüleceği üzere borçlunun borcun tüm fer’ilerini kapsar şekilde taahhütte bulunmayıp, sadece asıl alacak miktarı üzerinden taahhütte bulunduğu, ayrıca taahhütnamede icra müdürünün isim, sicil numarası ve imzasının bulunmadığının saptanması karşısında taahhütnamenin geçersiz olduğunun kabulü gerekir. Hal böyle olunca itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesi isabetsizdir.
Açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine atfen düzenlediği tebliğname yerinde görülmekle Bursa 4.Ağır Ceza Mahkemesinin 3.12.2009 tarih ve 2009/885 değişik iş sayılı kararının BOZULMASINA,
Bozma üzerine 5271 sayılı CMK’nun 309/ 4-d maddesi gereğince yeniden uygulama yapılması gerektiğinden;
Borçlu …’nun taahhüdü ihlal eyleminden dolayı tazyik hapsi cezası ile cezalandırılmasına yer olmadığına, borçlu hakkında kesinleşen mahkumiyet hükmünün çektirilmemesine,
Dosyanın mahalline iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 25.05.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
… …