YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4189
KARAR NO : 2010/3813
KARAR TARİHİ : 25.05.2010
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tespitinden … dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 301 ada 44 parsel sayılı 4057,19 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz komisyon tutanağı ile sit alanında kalması nedeniyle Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı … …, yasal süresi içinde satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulü ile çekişmeli parselin davacı … … adına tesciline, 1. derece doğal sit alanında kaldığının tapu kütüğünün beyanlar hanesinde gösterilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davacı lehine zilyetlikle mülk edinme şartlarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. Taşınmazın niteliği hususundaki çelişki 3. kişilik uzman ziraat mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulundan rapor alınarak giderilmemiş, çekişmeli taşınmazla ilgili 1/25000 ölçekli memleket haritası, amenajman planı ve … fotoğrafları getirtilip mahalline uygulanmak suretiyle davalının zilyetliğinin başlangıç tarihi ile zilyetliğin sürdürülüş biçimi yöntemince araştırılmamış, çekişmeli taşınmazın her yönünden tüm özelliklerini gösterir fotoğrafları çektirilmemiş, taşınmazın kuzey bölümündeki incirlik haricinde kalan bölümünün niteliği belirlenmemiş, bu bölümünün ifrazının mümkün olup olmadığı üzerinde durulmamıştır. Sağlıklı sonuca varılabilmesi için, çekişmeli taşınmaza komşu parsellerin onaylı tutanak suretleriyle dayanağı olan kayıtlar, 1/25000 ölçekli memleket haritası, amenajman planı ve … fotoğrafları getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişilerle; aynı yönteme göre tesbit edilecek taraf tanıkları, tespit bilirkişileri, ziraatçı bilirkişi huzuruyla keşif icra edilmelidir. Taşınmazın başında icra edilecek keşif sırasında dinlenecek yerel bilirkişi, tespit bilirkişileri ve taraf tanıklarından, zilyetliğin sürdürülüşü ile ilgili olarak , taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, öncesinin orman, mera, yaylak veya kışlak olup olmadığı, taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olması halinde imar ve ihyaya konu edilip edilmediği, imar ve ihyaya konu edilmiş ise ihyanın hangi tarihte başlayıp ne zaman bitirildiği etraflıca sorulup, maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalıdır. 3 kişilik ziraatçi bilirkişi kurulundan ise önceki keşif sonucu dosyaya ibraz edilen ziraat bilirkişi ve ormancı bilirkişi raporlarındaki bulguların da değerlendirilmesi suretiyle taşınmazın niteliği hususundaki çelişkiyi giderecek şekilde, taşınmazın toprak yapısı ve niteliğini belirtir ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, 1/25000 ölçekli memleket haritası, amenajman planı ve … fotoğrafları getirtilip mahalline uygulanarak davacının zilyetliğinin başlangıç tarihi ile zilyetliğin sürdürülüş biçimi yöntemince araştırılmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmeli, alınan beyanlar ile önceki keşiflerde dinlenen mahalli bilirkişi ve tespit bilirkişilerinin beyanları arasında çelişki ortaya çıktığı takdirde giderilmeye çalışılmalı, çekişmeli taşınmazın her yönünden tüm özelliklerini gösterir fotoğrafları çektirilmeli, taşınmazın kuzey bölümündeki incirlik haricinde kalan bölümünün niteliği tereddüde yer bırakmayacak şekilde belirlenmeli ve bu bölümünün ifrazının mümkün olup olmadığı üzerinde durulmalı, davacının taşınmazı 15 yıl önce satın aldığı beyan edildiğinden davacının bayiinin belgesiz olarak aynı çalışma alanı içinde taşınmaz iktisap edip etmediği sorularak miktar sınırlaması yönünden araştırma yapılmalı, fenni bilirkişiye keşfi takibe imkan verir kroki düzenlettirilmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 25.05.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.