Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2010/3731 E. 2010/3842 K. 25.05.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3731
KARAR NO : 2010/3842
KARAR TARİHİ : 25.05.2010

MAHKEMESİ :AĞIR CEZA MAHKEMESİ

Ödeme şartını ihlal eyleminden borçlu …’in 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 340.maddesi uyarınca 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına dair Erbaa İcra Mahkemesinin 9.10.2009 tarihli ve 2009/457 esas, 2009/537 sayılı kararına karşı yapılan itirazın süreden reddine ilişkin Tokat Ağır Ceza Mahkemesinin 22.12.2009 tarihli ve 2009/1140 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Tebliğname ile; Erbaa İcra Mahkemesince verilen karara ilişkin tebligatın sehven “…” adresine çıkarıldığı, bu tebligatın “Muhatap tebligat saatlerinde çarşıda olduğundan aynı işyeri altında işçi … …’a tebliğ edildi”şerhi ile usulsüz olarak yetersiz adreste tebliğ edildiği, mahkemece durumun fark edilmesi üzerine, bu kez “…” adresine yeniden tebligat çıkarıldığı, 25.11.2009 tarihinde bizzat sanığın kendisine tebliğ edildiği ve sanığın 29.11.2009 tarihli dilekçe ile karara itiraz ettiğinin anlaşılması karşısında, itirazın süresinde yapıldığı gözetilmeden esas hakkında inceleme yapılması yerine yazılı şekilde süre yönünden ret kararı verilmesinde isabet görülmemekle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 18.4.2010 gün ve 24912 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen, Yargıtay C. Başsavcılığının 4.5.2010 tarihli ve K.Y.B. 2010/100766 sayılı tebliğnamesiyle talep edilmiş olmakla GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Dosya kapsamına göre, borçlunun İİK’nun 340.maddesi gereğince cezalandırılmasına ilişkin karar mahkemece iki kez tebliğe çıkarılmıştır. Kararı içeren ilk tebligat, “… adresine çıkarıldığında “Muhatap tebligat saatlerinde çarşıda olduğundan aynı işyeri altında işçi … …’ a tebliğ edildi” gerekçesiyle, yetersiz adreste usulsüz olarak 30.10.2009 tarihinde tebliğ edilmiştir. Mahkemece önceki tebligatın hatalı adrese çıkarıldığının farkına varılarak bu kez doğru olarak “…” adresine çıkarılan tebligatın 25.11.2009 tarihinde bizzat borçlunun kendisine tebliğ edildiği anlaşılmakla, ikinci kez çıkarılan tebligatın geçerli olduğu kararın tebliğ tarihinin 25.11.2009 olarak kabulü ile 29.11.2009 tarihinde verilen itiraz dilekçesinin süresinde olduğu gözetilmeksizin yapılan itirazın süresinde olmadığından reddine karar verilmesi isabetsizdir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle Yargıtay C.Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine atfen düzenlendiği tebliğname yerinde görülmekle Tokat Ağır Ceza Mahkemesinin 22.12.2009 gün ve 2009/1140 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nun 309.maddesi uyarınca BOZULMASINA, sair işlemlerin mahallinde ifasına, dosyanın mahal mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına tevdiine, 25.05.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.