YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/5934
KARAR NO : 2010/3777
KARAR TARİHİ : 25.05.2010
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasında kadastro tespitinden … dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; duruşma için belli edilen 29.04.2008 gün ve saatte temyiz eden Hazine vekili Avukat Gülderen … ile aleyhine temyiz istenilen … geldiler. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlandı. Tarafların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmanın bittiği bildirildi. Süresi içinde inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 275 ada 106 parsel sayılı 8.719,18 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, ham toprak vasfıyla Hazine adına tesbit edilmiş, 275 ada 107, 108, 109, 110, 111 ve 113 parsel sayılı 2.778,88, 2.319,63, 2.340,99, 3.616,93, 4.083,40 ve 137.143,60 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar ise kamu orta malı mera niteliği ile sınırlandırılmışlardır. Davacılar, yasal süresi içinde tapu kaydı, vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmışlardır. Yargılama sırasında … ve arkadaşları, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak 275 ada 107, 108 ve 109 parseller hakkındaki davaya katılmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda çekişmeli 275 ada 106 ve 113 parsel sayılı taşınmazların tamamı 8 pay kabul edilerek … ve müşterekleri adına, 275 ada 207 parsel sayılı taşınmazın … … mirasçıları, 275 ada 108 parsel sayılı taşınmazın … mirasçıları, 275 ada 109 parsel sayılı taşınmazın … … mirasçıları, 275 ada 110 parsel sayılı taşınmazın davacılardan … ve 275 ada 111 parsel sayılı taşınmazın ise … ve … adlarına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davacı ve müdahillerin davalarının kabulü ile çekişmeli taşınmazların kadastro tespitlerinin iptaline ve davacı ile müdahiller adına tesciline karar verilmiş ise de yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmak için yeterli bulunmamaktadır. Davacılar tapu ve vergi kayıtları ile zilyetliğe, müdahiller ise davacıların dedelerinden yer satın aldıkları iddialarına dayanmışlardır. Davacı tarafın dayandığı tapu kayıtlarından bir tanesi 1288 tarih varak 117 numaralı 12 dönüm miktarlı tapu kaydı olup bu tapu kaydının sınırları 1339 tahrir numaralı ve 2 hektar miktarlı vergi kaydı ile aynıdır. Sözü edilen vergi kaydı, miktarınca dava dışı 112 parsel sayılı taşınmaza revizyon görmüş olup vergi kaydı kuzeyini yani çekişmeli taşınmazlar yönünün “…” olarak okumaktadır. Ancak dosya ekinde bulunan dava dosyaları içinde 1288 tarihli başka tapu kayıtları da mevcut olup davacılardan, bu kayıtların tamamına dayanıp dayanmadıkları sorulup açıklattırılmamıştır. Yine davacılardan …’nın babası …’in taraf olduğu Şabanözü Asliye Hukuk Mahkemesinin 1953/90 Esas, 1953/214 Karar sayılı ilamında mahkemece 50.000 m2 yüzölçümündeki taşınmaz bölümünün mera olmadığı ve Kalaycıoğulları tarlası olduğu kabul edilerek davacı Basdak Köyü Muhtarlığı’nın meni müdahale talebi reddedilmiş; ancak, kalan kısımlar yönünden istem kabul edilmiştir. Bu kararı sadece … Kalaycı temyiz etmiş ve hüküm davalı tarafın dayandığı tapu
kaydının gereğince uygulanmadığından söz edilerek bozulmuş; ancak, daha sonra takip edilmeyen dava işlemden kaldırılarak davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş ise de, 50.000 m2 yüzölçümündeki alana ilişkin hüküm, temyiz edilmediğinden kesinleşmiştir. Söz konusu davada Hazine taraf olmadığından kesin hüküm söz konusu değil ise de kuvvetli delil olarak değerlendirilme imkanı bulunmaktadır. Ne var ki, mahkemece, sözü edilen ilamda yer alan 50.000 metrekarelik taşınmaz bölümünün çekişmeli taşınmazlar içinde kalıp kalmadığı saptanmamıştır. Diğer taraftan davada mera iddiası yer aldığı ve keşifte dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıkların davada yararı olmayan komşu köy ve mahalleler halkından seçilmesi zorunlu bulunduğu halde aynı köyde oturan kişilerin yerel bilirkişi olarak dinlenmeleri usule aykırı olduğu gibi, soyut içerikli ve bir ziraatçi bilirkişi tarafından tanzim edilen rapora da itibar edilemez. Hal böyle olunca doğru sonuca varabilmek için öncelikle, davacılardan tutundukları tapu kayıtlarının hangi kayıtlar olduğu açıkça sorulmalı, bundan sonra dayanılan tapu kayıtları mahalli Tapu Sicili Müdürlüğü ile Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Arşiv Daire Başkanlığından istenerek dosya içine getirtilmeli, bundan sonra mahallinde, davada yararı bulunmayan komşu köy ve mahalleler halkından seçilecek yaşlı ve ehil üç kişilik yerel bilirkişi kurulunun, tarafların gösterecekleri ve aynı usulle belirlenmiş tanıklarının, üç kişilik uzman ziraatçi bilirkişi kurulunun ve uzman fen bilirkişisinin katılımı ile yeniden keşif yapılmalı, yapılacak keşifte davacı tarafın tutunduğu tüm tapu kayıtları yöntemine uygun şekilde zemine uygulanarak kapsamları fenni bilirkişi tarafından harita üzerinde işaretlenmeli, yerel bilirkişilerce bilinemeyen sınırlar yönünden davacı ve müdahillere tanıkla kanıtlama olanağı sağlanmalı, keşifte dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan çekişmeli taşınmazın öncesinin mera olup olmadığı, taşınmaz üzerinde zilyetliğin hangi tarihte başladığı, ilk zilyetlerinin kimler olduğu, zilyetliğin kimden kime ve ne şekilde intikal ettiği, hali hazır kimler tarafından ne olarak kullanıldığı konularında olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, uzman ziraatçi bilirkişi kurulundan çekişmeli taşınmazın öncesinin ne olduğu, evveliyatının ve hali hazır durumunun kamu orta malı niteliğinde mera vasfında bir taşınmaz olup olmadığı, taşınmazların toprak yapısı, bitki örtüsü, taşlılık oranı, eğimi vb. niteliğine etki edebilecek unsurları ve çevredeki mera parsellerinin eylemli mera olup olmadığı ve mera parselleri ile çekişmeli taşınmazlar arasında ayırıcı unsur bulunup bulunmadığı hususlarında ayrıntılı rapor tanzim etmeleri istenmeli, bundan sonra toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Eksik inceleme ve araştırma ile karar verilemez. Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, Yargıtay duruşması için belirlenen 550.00 TL. vekalet ücretinin aleyhine temyiz istenilen taraftan alınarak duruşmada kendisini vekille temsil ettiren davalı … verilmesine, 25.05.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.