YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1670
KARAR NO : 2010/3856
KARAR TARİHİ : 27.05.2010
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tespitinden … dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 866 ada 22, 875 ada 1 ve 7 parsel sayılı 23298.19, 42842.51 ve 53882.22 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, toprak tevzii komisyonu çalışmaları sonucunda oluşmuş tapu kayıtları nedeniyle Hazine adına; 873 ada 4 parsel sayılı 38484,36 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … oğlu … … adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine temsilcisi, yasal süresi içinde devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiası ile 873 ada 4 parsel sayılı taşınmazın Hazine adına tescili istemiyle, davacı …, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak 866 ada 22 parsel sayılı taşınmazın … … mirasçıları adına tesçili istemiyle, davacı … vekili ise tapu kaydı, haricen satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak çekişmeli 875 ada 1 ve 7 parsel sayılı taşınmazların … adına tescili istemiyle ayrı ayrı dava açmışlardır. Mahkemece dosyalar birleştirilerek yapılan yargılama sonunda Hazine davasının reddine, … ve …’nın davalarının kabulüne, çekişmeli 866 ada 22 parsel sayılı taşınmazın … oğlu … adına, çekişmeli 873 ada 4 parsel sayılı taşınmazın payları oranında … … mirasçıları … ve müşterekleri adına, çekişmeli 875 ada 1 ve 7 parsel sayılı taşınmazların davacı … kızı … adına tesçiline karar verilmiş; hüküm, Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve adlarına tescile karar verilenler yararına edinme koşullarının oluştuğu mahallinde yapılan keşif ve uygulama, dinlenen yerel bilirkişi ve tanık sözleri ile dosyaya sunulan uzman bilirkişi raporları ile belirlendiğine göre, çekişmeli 866 ada 22 ve 875 ada 1 parsel sayılı taşınmazlara yönelik bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA;
2- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, çekişmeli 873 ada 4 parsel sayılı taşınmaza yönelik diğer temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak, bu taşınmaz yönünden kurulan hükümde paylar toplamı paydaya eşit olmadığından hükmün infazı olanaklı bulunmamaktadır. Kadastro Hakiminin açık ve infazı mümkün sicil oluşturma yükümlülüğü nedeniyle Mahkemece çekişmeli bu taşınmazın hangi payları oranında kimler adına tescil edildiğini gösterir ve paylar toplamı paydaya eşit olacak şekilde infazı olanaklı şekilde tesçil hükmü kurulması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması isabetsiz olup, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA;
3- Mahkemece çekişmeli 875 ada 7 parsel sayılı taşınmazın davacı tarafın dayanağını oluşturan ve sabit sınırlı olduğu kabul edilen 11.05.1983 tarih 23 numaralı tapu kaydının kapsamında kaldığı kabul edilerek karar verilmişse de; yapılan araştırma inceleme ve uygulama karar vermeye yeterli bulunmamaktadır. Davacı tarafın dayanağını oluşturan 39375 m2 yüzölçümündeki tapu kaydı 1968 yılında Hazinenin taraf olduğu tesçil ilamı ile oluşmuş ve doğu hududunda “dere”, güney hududunda “… ve … Köyü hududu” okumuş olması nedeniyle değişebilir sınırlıdır. Hazinenin dayanağını oluşturan 67.000 m2 yüzölçümündeki tapu kaydı ise 1964 yılında toprak tevzi komisyonu çalışmaları sonucunda oluşmuş olup, uygulanabilir haritasının bulunduğu anlaşılmaktadır. Davacı tarafın dayanağını oluşturan tapu kaydının ise kenar uzunlukları bulunan krokisi bulunmaktadır. Hal böyle olunca, Mahkemece mahallinde yeniden yöntemince keşif yapılarak tarafların dayanağını oluşturan tapu kayıtları öncelikle mevcut harita ve krokileri yerel bilirkişi yardımı ve teknik bilirkişi aracılığı ile çakıştırılmak suretiyle uygulanarak mahalline uygulanmalı, kayıtların kapsamları belirlenmeli, uygulama sırasında keşfe katılacak uzman fen bilirkişisinden keşif ve uygulamayı izleyip denetlemeye olanak verecek şekilde, ayrıntılı, tarafların dayanaklarını oluşturan tapu kayıtlarının kapsamlarını gösteren rapor alınmalıdır. Bundan sonra ulaşılacak sonuca göre, davacı tarafın dayanağını oluşturan tapu kaydı miktarınca bölümün davacı taraf adına, fazlasının ise Hazine tapu kaydı kapsamında kalması halinde Hazine adına tesciline karar verilmelidir. Hazine vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 27.05.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.