Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2010/5630 E. 2010/5696 K. 04.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5630
KARAR NO : 2010/5696
KARAR TARİHİ : 04.10.2010

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 141 ada 5, 6, 7, 9, 10; 104 ada 13, 14; 101 ada 62, 63, 72, 76, 222, 234, 281, 285, 286, 455, 527, 528, 530, 621, 629 ve 630; 109 ada 166 parsel sayılı 147.06, 40.89, 76.44, 72.11, 76.77, 462.93, 668.97, 252.23, 210.78, 585.43, 131.47, 2172.93, 3805.33, 1431.18, 859.63, 1023.69, 195.31, 1569.71, 829.66, 788.82, 545.79, 863.32, 523.68 ve 320.24 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 141 ada 7, 9, 104 ada 14, 101 ada 62, 286, 528, 630 sayılı parseller … oğlu …, 141 ada 6, 104 ada 13, 101 ada 76, 285, 527, 629 sayılı parseller … oğlu …, 141 ada 5, 101 ada 63, 530, 621 sayılı parseller … oğlu …, 141 ada 10; 101 ada 455 sayılı parseller … evlatları …, … ve … adına 1/3 paylar oranında, 109 ada 166 sayılı parsel … mirasçıları, 101 ada 281 sayılı parsel …, … ve … … adına 1/3 paylar oranında, 101 ada 222 sayılı parsel … evlatları … ve … adına eşit paylar oranında, 101 ada 234 sayılı parsel … evlatları … ve … …, 101 ada 72 sayılı parsel … … adına tespit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde taşınmazların ortak murisi …’in iken ölümü ile mirasçılarına intikal ettiği, murisi olan annesi …’dan intikal eden 1/2 miras payının kendisi ile kardeşi … adına tesçilini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulü ile; çekişme konusu 141 ada 5, 6, 7, 9, 10; 104 ada 13, 14; 101 ada 630, 629, 621, 530, 528, 527, 455, 286, 285, 234, 222, 76, 63 ve 62 sayılı parsellerin … evlatları …, … …, …, … ve … ile …çocukları davacı … ve … adına miras hisseleri oranında tesçiline karar verilmiş; hüküm, davalı …, …, …, … … ve … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, taşınmazların tarafların ortak murisi …’dan intikal ettiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan inceleme, araştırma ve uyglama hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Davacı taraf taşınmazların davalılar ile ortak murisleri …’dan annesi …ile davalıların babası …’a intikal ettiğini iddia etmiştir. Davalılar ise murisleri …’dan değil onunda babası olan kök murisleri … oğlu …’den intikal ettiği ve 15.10.1937 tarih 1 sıra numaralı tapu kaydı ile 8320/23040 payın babaları … adına tapuda kayıtlı olduğu, davacının murisi … …’nın ise tapu kaydında kök muristen intikal eden 1176/23040 payının bulunduğunu, paylarının eşit
olmadığını savunmuşlardır. Dosyaya getirtilen Mart 315 tarih 40 sıra numaralı tapu kaydı malikinin tarafların kök murisi … oğlu … adına kayıtlı olduğu, bu tapu kaydının Ekim 1937 tarih 1 sıra numaralı tapu kaydına tedavül gördüğü bu tapu kaydı ile de … oğlu …’in ölümü ile mirasçılarına intikal ettiği, 7144 payı mirasçı…’un bağışı ile, 1176 payı da murisinden intikal ile toplam 8320/23040 payın davalıların murisi … … adına tescil edildiği, böylece davacının murisi …’nın ise tapu kaydında intikalen gelen 1176/23040 payının bulunduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece davalıların dayandığı tapu kaydı uygulanarak taşınmazlara uyup uymadığı belirlenmemiştir. Tapu kaydının uyması halinde tapu kaydına değer verileceği düşünülmemiştir. Doğru sonuca varılabilmesi için davalıların dayandığı tapu kaydı tesisinden itibaren tüm tedavülleri, muris … ile … …’a ait nufus ya da veraset ilamları dosyaya getirtilerek dosya tamamlandıktan sonra taşınmazlar başında tarafsız, yöreyi iyi bilen kişiler arasından seçilecek yerel bilirkişiler, taraf tanıkları, tespit bilirkişileri ve teknik bilirkişi katılımı ile keşif yapılamalıdır. Keşifte davalıların dayandığı tapu kaydının sınırları tek tek okunarak, yerel bilirkişilerce zeminde göstertilmeli, bilinemeyen hudutların tespiti için davalılara tanık dinletme imkanı tanınmalı, zeminde gösterilen sınırlar teknik bilirikişi korkisinde göstertilmeli, davalıların tapu kaydının kapsamı kesin olarak belirlenmeli, fen bilirkişisinden tapu kaydı kapsamını gösterir ve keşfi takibe imkan verir rapor alınmalı, yapılan uygulama sonunda taşınmazların tapu kaydı kapsamında kalması halinde tapu malikleri arasında taksim yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise taşınmazların taksimde kime düştüğü hususu araştırılmalı, kayıt kapsamı dışında kalan taşınmazlar için yerel bilirkişiler, taraf tanıkları ve tespit bilirkişilerinden taşınmazların …’den mi yoksa …’dan mı intikal ettiği hususunda maddi olaylara dayalı bilgileri alınmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Eksik incleme ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetsiz olduğu gibi kadastro hakiminin açık, infazı kabil sicil oluşturmakla yükümlü bulunduğu, sicil oluştururken taşınmazın kim ya da kimler adına hangi paylar oranında tesçil edileceğini açıkca belirtmesi gerektiği halde hükümde adına tesçil kararı verilen mirasçıların miras hisseleri belirlenmeden tesçile karar verilerek infazı mümkün olmayacak şekilde hüküm kurulması ve ayrıca 101 ada 72, 281; 109 ada 166 sayılı parseller hakkında davacı tarafın davadan feragatı nedeniyle bu parseller hakkında sicilin açık bırakılması da isabetsizdir. Temyiz itirazlarının bu nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 04.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.