Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2010/3679 E. 2010/3915 K. 28.05.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3679
KARAR NO : 2010/3915
KARAR TARİHİ : 28.05.2010

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tespitinden … dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 150 ada 8 parsel sayılı 10694.05 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz toprak tevzii sonucu oluşan tapu kaydı nedeni ile davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ve kendisine ait taşınmazın 151 ada 8 parsel olarak Hazine adına tespit edildiği iddiasına dayanarak dava açmıştır. Yargılama sırasında dava konusu edilen taşınmazın 150 ada 8 parsel sayılı taşınmaz olduğu belirlenmiş ve bu parsel tutanağı davalı hale getirilerek yargılamaya bu parsel yönünden devam edilmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli 150 ada 8 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile davacı adına tesçiline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, dava konusu 150 ada 8 parsel sayılı taşınmazın tarım arazisi olduğu ve davacı lehine zilyetlikle mülk edinme şartlarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. Zirai bilirkişi raporunda taşınmaz ile mera arasında doğal ya da yapay sınır veya ayırıcı unsurların olup olmadığı belirtilmediği gibi, komşu taşınmazlar ile birlikte mukayese eder nitelikte ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmamıştır. Sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için, belirtmelik tutanağında adı geçen bilirkişilerin sağ olup olmadıkları araştırılmalı, dosya tamamlandıktan sonra taşınmaz başında yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen komşu köylerde ikamet edip davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek 3 kişilik yerel bilirkişi kurulu, 3 kişilik zirai bilirkişi kurulu huzuruyla keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında dinlenilecek yansız bilirkişiler, sağ oldukları takdirde belirtmelik bilirkişilerinden taşınmazın öncesinin ne olduğu, taşınmaz üzerinde zilyetliğin bulunup bulunmadığı, varsa hangi tarihte ve ne zaman başladığı, zilyetliğin sürdürülüş biçimi, kimden kime ve nasıl intikal ettiği, öncesinin kamu orta malı mera niteliği taşıyıp taşımadığı ve çevresinde kamu orta malı mera bulunup bulunmadığı etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmeli, zirai bilirkişi kurulundan arazinin eğimi, toprak yapısı, komşu parsellerle arasında doğal ya da yapay sınır veya ayırıcı unsurların bulunup bulunmadığı, bitki örtüsü, öncesinin kamu orta malı niteliğinde mera olup olmadığı ile ilgili çekişmeli taşınmaz ile komşu parselleri mukayeseli olarak değerlendiren ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, fotoğrafçı bilirkişi aracılığı ile taşınmazı tüm yönleriyle gösterecek fotoğraflar çekilmeli ve fen bilirkişisinden keşfi ve uygulamayı izlemeye elverişli rapor alınmalı ve fotoğraflar üzerinde çekişmeli taşınmaz işaretlettirilmeli, taşınmazın sınırında bulunan eğimli ve tepelik kısmın taşınmaza olan konumunun tespit edilebilmesi amacı ile yan görünüş krokisi çizdirilmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmuş olması isabetsiz olup, davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 28.05.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

… …