Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2013/8689 E. 2013/8746 K. 23.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/8689
KARAR NO : 2013/8746
KARAR TARİHİ : 23.09.2013

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TESCİL
KANUN YOLU : TEMYİZ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı …, Zeytinlik Köyü çalışma alanında bulunan ve kadastro sırasında tespit harici bırakılan taşınmaz bölümünün kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği iddiasına dayanarak adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, hükme dayanak yapılan fen bilirkişisi raporunda (E) ve (F) harfleri ile gösterilen 850,58 metrekarelik bölümün davacı adına tesciline karar verilmiş; hüküm, Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın tarım arazisi niteliğinde bulunduğu, adına tescil kararı verilen davacı yönünden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile iktisap şartlarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. Dava konusu taşınmazın hava fotoğrafları getirtilip yöntemince uygulanmamış, taşınmazın hangi nedenle tescil harici bırakıldığı araştırılmamış, imar-ihya yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise hangi tarihte başladığını içeren ayrıntılı rapor alınmamış, imar-ihya tarihi ile dava tarihi arasında davacı yönünden yirmi yıl ve üzerinde ekonomik amaca uygun zilyetlik olup olmadığı yöntemince araştırılmamış, dava konusu taşınmazın vasfı hakkında ziraat bilirkişisinden ayrıntılı rapor alınmadığı gibi, bir kısım beyanlarda Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından taşınmazın bir bölümü üzerinde yol çalışması yapıldığı ve bu kısmın fiilen yol olarak kullanıldığı belirtildiği halde bu yerde kamulaştırma yapılıp yapılmadığı ve sözü edilen bölümün önceki niteliğinin ne olduğu üzerinde de durulmamış ve davacı yönünden 3402 sayılı Yasa’nın 14. maddesinde belirtilen 40 ve 100 dönüm sınırlandırması yönünden araştırma yapılmamıştır. Sağlıklı sonuca varılabilmesi için mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişilerle aynı yönteme göre tespit edilecek taraf tanıkları, fen bilirkişisi, jeolog, jeodezi, fotogrametri ve 3 kişilik ziraat mühendisinden oluşacak uzman bilirkişiler kurulu huzuruyla yeniden keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın hangi tarihten beri kimler tarafından neye istinaden zilyet edildiğine ilişkin maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, taşınmazın imar-ihyaya konu edilip edilmediği, imar-ihyaya konu edilmiş ise ihyanın hangi tarihte başlayıp ne zaman bitirildiği, etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli, jeolog, jeodezi ve fotogrametri
2013/8689-8746
mühendisinden oluşacak uzman bilirkişiler kurulundan dava konusu taşınmazın, getirtilip dosyaya koyulacak, dava tarihine göre 20 – 25 yıl öncesine ait ve üç ayrı tarihte çekilmiş stereoskopik çift hava fotoğrafları üzerinde stereoskopik inceleme yapılmak suretiyle taşınmazın niteliği, öncesinin dere yatağı olup olmadığı, taşınmaz üzerinde imar-ihya işlemlerine başlandığı ve tamamlandığı tarih ile tarımsal amaçlı zilyetliğin başlangıç tarihinin ne olduğu konusunda rapor alınmalı, 3 kişilik ziraat mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulundan taşınmazın niteliğiyle ilgili rapor alınmalı, tanık ve bilirkişi sözleri bilimsel esaslara göre hazırlanan bilirkişi raporlarıyla denetlenmeli, dava konusu taşınmazda kamulaştırma yapılıp yapılmadığı sorularak kamulaştırma yapılmışsa kamulaştırma yapan idare davada taraf yapılmalı ve varsa kamulaştırma evrakları getirtilerek uygulanmalı, daha sonra davacı taraf adına belgesiz zilyetlik yolu ile tespit ve tescil edilmiş taşınmaz olup olmadığı, yönünde araştırma yapılarak miktarları hesaplanmalı bu şekilde davacı yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile iktisap koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği belirlenmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece bu yönler göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 23.09.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.