YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/8616
KARAR NO : 2013/8902
KARAR TARİHİ : 25.09.2013
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TESCİL
KANUN YOLU : TEMYİZ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı … ve arkadaşları vekili, kadastro sırasında kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davacılar murisi … adına tespit edilen 266 ada 24 ve 267 ada 10 parsel sayılı taşınmazların arasında kalan ve murise ait olduğu halde paftasında yol olarak gösterilmek suretiyle tescil harici bırakılan bölümün davacılar adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, fen bilirkişi krokisinde (A) harfi ile gösterilen 610,59 metrekare yüzölçümündeki bölümün veraset ilamındaki hisseleri oranında davacılar adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine temsilcisi ve davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmaz bölümünün kadim yol olmadığı ve davacılar murisinin bu yolun açılmasına rızasının bulunmadığı gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Belediye, temyiz dilekçesine davacılar murisi …’ün yapılan yola ilişkin muvafakatinin bulunduğunu gösteren biri noter senedi olmak üzere iki adet belge eklemiş, mahkemece, …’ün bu belgedeki muvafakatinin dava konusu taşınmaza ilişkin olup olmadığı ve taşınmazın ne şekilde kullanıldığı araştırılmamıştır. Bununla birlikte mahkemece yapılan ilan sonucu 06.04.2012 tarihli dilekçe ile …tescili talep edilen yerin kadim yol olduğu gerekçesiyle davaya itiraz etmiş, ayrıca itiraz dilekçesinde bu yola ilişkin Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2012/18 Esas sayılı dosyasında derdest dava bulunduğu ve bu dosyada tescili talep edilen yolun eskiden beri mevcut olan patika yol olduğu yönünde mahalli bilirkişi beyanları olduğunu bildirmiş, mahkemece son celse getirtilip incelenen Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2012/18 Esas sayılı dosyasında davacı … ve itiraz eden …ile dava dışı … arasında, davalıların … ada … parsel sayılı taşınmaz içinden yol geçirmek suretiyle müdahalede bulunduğu iddiasına dayalı müdahalenin meni ve yolun kal’ine ilişkin dava bulunduğu, dosyada keşfin yapıldığı ancak temyize konu dosyanın bekletici mesele yapıldığı tutanağa geçirilmiş, ancak itiraz eden …’ın itiraz dilekçesinde ileri sürdüğü hususlar konusunda Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2012/18 Esas sayılı dosya kapsamı dikkate alınarak bir
2013/8616-8902
değerlendirmede bulunulmamıştır. O halde öncelikle Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2012/18 Esas sayılı dosyası yeniden getirtilerek itiraz eden …’ın tescili talep edilen yolun eskiden beri mevcut olan patika yol olduğu yönünde mahalli bilirkişi beyanları bulunduğuna ilişkin iddiaları değerlendirilmeli, beyanlar arasında çelişki doğduğu takdirde çelişkinin giderilmesine çalışılmalıdır. Ayrıca, davalı …’nin temyiz dilekçesine ekli davacılar murisi …’ün yapılan yola ilişkin muvafakatinin bulunduğunu gösteren belgelerin dava konusu taşınmaza ilişkin olup olmadığı araştırılmalı, taşınmazlara ilişkin olduğu saptandığı takdirde bu beyanın zilyetliğin terki anlamına gelip gelmeyeceği tartışılmalı ve muvafakat tarihinden tespit dışı bırakılma tarihine kadar çekişmeli taşınmazın davacılar tarafından ne şekilde kullanıldığı saptanmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz karar harcının talep halinde temyiz eden belediyeye iadesine, 25.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.