Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2013/26083 E. 2013/22077 K. 22.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/26083
KARAR NO : 2013/22077
KARAR TARİHİ : 22.10.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

İş sözleşmesinin geçerli ve haklı sebep olmadan ve sendikal sebeple davalı işveren tarafından feshedildiğini belirten davacı işçi, feshin geçersizliğine ve işe iadesine, işe başlatılmadığı halde ödenmesi gereken tazminat miktarının bir yıldan aşağı olmamak üzere belirlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davacının iş sözleşmesinin davcının devamsızlığı sebebiyle feshin haklı sebebe dayandığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere göre taraflar arasındaki iş sözleşmesinin, davalı işveren tarafından sendikal sebeplerle haksız feshedildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı temyiz etmiştir.
İşverence yapılan feshin sendikal sebebe dayanıp dayanmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Sendikal tazminat 2821 sayılı Sendikalar Kanunu’nun 31. maddesinde düzenlenmiş, işçilerin işe alınmalarının, belli bir sendikaya girmeleri veya girmemeleri veya belli bir sendikadaki üyeliği korumaları veya üyelikten istifa etmeleri şartına bağlı tutulamayacağı ilk fıkrada hükme bağlanmıştır. Sözü edilen maddenin üçüncü fıkrasında ise işverenin, sendika üyesi olan işçilerle sendika üyesi olmayan işçiler veya ayrı sendikalara üye olan işçiler arasında, işin sevk ve dağıtımında, işçinin mesleki ilerlemesinde, işçinin ücret, ikramiye ve primlerinde, sosyal yardım ve disiplin hükümlerinde ve diğer hususlara ilişkin hükümlerin uygulanması veya çalıştırmaya son verilmesi bakımından herhangi bir ayırım yapamayacağı kuralı getirilmiştir. Konuya dair bir başka güvence bahsi geçen maddenin beşinci fıkrasında öngörülmüş, işçilerin sendikaya üye olmaları veya olmamaları sebebiyle iş sözleşmelerinin feshedilemeyeceği, yine kanuna uygun sendikal faaliyetler sebebiyle işten çıkarılamayacakları ya da farklı uygulamaya tabi tutulamayacakları hükme bağlanmıştır.
İşverenin 2821 sayılı Kanun’un 31. maddesinin üçüncü ve beşinci fıkralarına aykırı davranması halinde, işçinin bir yıldan az olmamak üzere sendikal tazminata hak kazanacağı hususu da kanunda ifadesini bulmuştur.
2821 sayılı Kanun’un 31. maddesinde 4773 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonrasında, işçinin iş sözleşmesinin sendika üyeliği ya da sendikal faaliyetleri sebebiyle feshedilmesi halinde, doğrudan sendikal tazminat talep hakkının olmadığı açıklanmış, 4857 sayılı İş Kanunu’nun iş güvencesine dair hükümlerinin uygulanacağı kuralı getirilmiştir. Fesih dışında kalan sendikal sebebe dayanan ayrımcılık hallerinde ise işçinin doğrudan sendikal tazminat davası açma hakkı bulunmaktadır.
4773 sayılı Kanun ile sözü edilen maddeye eklenen yedinci fıkrada ise iş güvencesi hükümlerinin uygulaması dışında kalan hallerde ve feshe bağlı tazminat istekleriyle sınırlı olmak üzere ispat yükünün işverene ait olduğu öngörülmüştür. Bu durumda sendikal sebeple fesih iddiasıyla açılan feshin geçersizliğinin tespiti ile işe iade davasında ispat yükü, önceden olduğu gibi işçi üzerindedir. Ancak, iş güvencesi hükümlerinden yararlanamayan bir işçinin açmış olduğu sendikal tazminat isteklerini içeren bir davada, aksinin ispatı işverene aittir.
Dairemizce, sendikal tazminat davalarında ispat yükünün işçide olduğu hallerde, işyerinde çalışan ve sendikaya üye olan işçilerin sayısı, hangi tarihlerde üye oldukları, üyelikten çekilen işçilerin olup olmadığı, işyerinde çalışmakta olan işçilerin bulunup bulunmadığı, aynı dönemde yetki prosedürünün işletilip işletilmediği, işyerinde önceki dönemlerde toplu iş sözleşmelerinin bağıtlanıp bağıtlanmadığı, yeni işçi alınıp alınmadığı ve alınmışsa yeni işçilerin sendikalı olup olmadığı gibi hususlarla, işverence ekonomik veya teknolojik sebeplere dayalı bir fesih yoluna gidilmesi durumunda teknik yönden bu durumun araştırılması gibi ölçütler belirlenmiştir.
Somut olayda, her ne kadar sendikaya üye olduktan onbeş gün sonra davacının iş sözleşmesinin feshedildiği görülmekte ise de fesih tarihi itibari ile işyerinde sendikalı olarak çalışmakta olan işçi sayısı, sendikadan istifa eden ve işyerinde çalışmaya devam eden işçilerin bulunup bulunmadığı araştırılmamış ve kaç işçinin sendikaya üye olduktan sonra iş sözleşmelerinin feshedildiği hususunda da yeteri araştırılma yapılmamıştır. Sadece davacının üyesi olduğu Çelik-İş Sendikası’nın dava dosyasına gönderdiği sendika üyesi işçi listesinden hareketle iş sözleşmesinin sendikal sebeple feshedildiği gerekçesi ile işe başlatmamam tazminatının işçinin bir yıllık ücreti tutarında belirlenmiş olması eksik incelemeye dayalı olduğundan isabetsizdir. Yukarıda belirtilen hususlarda ayrıntılı şekilde araştırma yapılmalı ve sonucuna göre hüküm kurulmalıdır.
SONUÇ Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 22.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.