Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2013/28878 E. 2013/21915 K. 22.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/28878
KARAR NO : 2013/21915
KARAR TARİHİ : 22.10.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalılar avukatları tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, müvekkilinin asıl işveren olan davalı Aras Kargo Yurtdışı ve Yurtiçi Taş. A. Ş. ait işyerinde, alt işveren olan diğer davalı şirketin işçisi olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı ve geçerli nedene dayanılmaksızın feshedildiğini ileri sürerek, feshin geçersizliğine ve müvekkilinin işe iadesine karar verilmesini ve işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir.
Davalı Aras Kargo Yurtdışı ve Yurtiçi Taş. A. Ş. vekili, davacı ile müvekkili şirket arasında iş sözleşmesi bulunmadığını, bu nedenle müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini beyanla davanın reddini savunmuştur.
Davalı Tepe Servis ve Yönetim A.Ş. vekili, davacının yapmakla yükümlü olduğu görevlerini gereği gibi yerine getirmediğini, bu nedenle iş sözleşmesinin 4857 sayılı Kanun’un 25/II-h. bendi gereğince haklı sebebe dayalı feshedildiği savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, taraflar arasındaki iş sözleşmesinin davalı işverence haklı ve geçerli bir nedene dayanılmadan feshedildiği gerekçesiyle davanın kabulüne ve davacının işe iadesine karar verilmiştir.
Hüküm davalılar Aras Kargo Yurtdışı ve Yurtiçi Taş. A. Ş. ve Tepe Servis ve Yönetim A.Ş. vekilince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin geçerli nedene dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. ve devamı maddeleridir.
4857 sayılı Kanun’un 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran iş yerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
4857 sayılı Kanun’un 18. maddesi bakımından işçinin davranışlarından kaynaklanan sebepler, işçinin aynı Kanun’un 25/II. maddesinde öngörülen sebepler niteliğinde ve ağırlığında olmayan, işyerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen, sözleşmeye aykırı davranışlarıdır. İşçinin davranışı ancak işyerinde olumsuzluklara yol açması halinde geçerli sebep olabilir. İşçinin sosyal açıdan olumsuz bir davranışı, toplumsal ve etik açıdan onaylanmayacak bir tutumu işyerinde üretim ve iş ilişkisi sürecine herhangi bir olumsuz etki yapmıyorsa geçerli sebep sayılamaz.
Somut olayda davalı işveren tarafından ibraz edilen 23.07.2012 tarihli tutanak içeriği ve tanık anlatımlarından, davalı şirketin işyerini daha önce Fillo Kargo isimli bir başka şirket ile paylaştığı ve bu dönemde davacının sadece Aras Kargo Yurtdışı ve Yurtiçi Taş. A. Ş. kullanılan oda ve alanların temizliğinden sorumlu olduğu, Fillo Kargonun olarak kullanılan binadan taşınmasından sonra, bu şirketin boşalttığı oda ve alanlarında davalı şirket tarafından kullanılmaya başlandığı ve davacının şirketin yeni kullanmaya bayladığı bu alanların temizliğini yapmayı kabul etmediği anlaşılmaktadır. Davacı işçinin bu davranışları 4857 sayılı Kanun’un 25/II. maddesinin bendinde öngörülen haklı sebep niteliğinde olmamakla birlikte, işyerinde işin görülmesini olumsuz etkileyen davranışlardır. Bu durumda, iş ilişkisinin sürdürülmesinin işveren tarafından makul ölçüler içinde beklenemeyeceği anlaşılmaktadır. Fesih geçerli nedene dayandığından davanın reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi hatalıdır .
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda belirtilen nedenlerle;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 270,80 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.320,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 22.10.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.