YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/8570
KARAR NO : 2013/8836
KARAR TARİHİ : 24.09.2013
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
KANUN YOLU : TEMYİZ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında Hacıbeyli Köyü çalışma alanında bulunan … ada … parsel sayılı 17038,41 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, tapu kayıtları ve vergi kaydı nedeniyle davalı …, …, …, …, … ve …, ölü …, …, …, …, …, … ve … adına tespit edilmiştir. Davacı …, dava konusu taşınmazı 3. kişiden 1986 yılında satın aldığını ve o tarihten beri zilyetliğinde bulunduğunu ileri sürerek dava konusu taşınmazın tespitinin iptali ile adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın tespitinin iptali ile davacı … adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, tespite esas tapu kayıtlarının tam olarak davalı parseli kapsayıp kapsamadığının belirlenemediği, tedavül görmemeleri nedeniyle hukuki kıymetini kaybettiği ve çekişmeli taşınmazların 30 yılı aşkın süre davacının zilyetliğinde olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne dair yazılı biçimde hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Davalı …’nun dayandığı tapu kayıtları tesisinden itibaren getirtilmediği gibi, tespite esas tapu kayıtları ve davacının dayandığı 05.06.1986 tarihli satış senedi de mahalline uygulanmamıştır. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 13/B-b maddesinin koşullarını kanıtlama yükümlülüğü davacıya ait olup, Mahkemece bu konuda yapılan araştırma da hüküm vermeye yeterli değildir. Doğru sonuca varılabilmesi için davalının dayandığı tapu kayıtlarının tüm tedavülleri ve tüm komşu parsellerin kadastro tespit tutanaklarının onaylı suretleri ile dayanağını oluşturan kayıtlar getirtilerek dosya ikmal edildikten sonra taşınmaz başında elverdiğince yaşlı ve taşınmazı iyi bilen yerel bilirkişiler ve taraf tanıklarının katılımı ile yeniden keşif yapılarak tespite esas tapu kayıtları, davalı …’nun dayandığı diğer tapu kayıtları ve davacının dayandığı 05.06.1986 tarihli satış senedi sınırları tek tek okunarak zemine uygulanmalı, tapu kayıtları ve satış senedinin kapsamları duraksamaya meydan bırakmayacak şekilde kesin olarak belirlenmeli, fen bilirkişisinden uygulamayı gösterir harita ve rapor alınmalı, uygulamada komşu parsel tutanak ve dayanaklarından yararlanılmalı, yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın öncesinin kime ait olduğu, kimden kime geçtiği, kimin tarafından
2013/8570-8836
ne zamandan beri ve ne suretle kullanıldığı hususlarında maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı; beyanların birbiri ile çelişmesi halinde yüzleştirme yapılarak çelişkinin giderilmesine çalışılmalı; gerektiğinde tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenmeli; bundan sonra, tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu hususlar göz ardı edilerek eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, davalı …’nun temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 24.09.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.