YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/6822
KARAR NO : 2013/6778
KARAR TARİHİ : 17.06.2013
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucunda … Kasabası 166 ada 36 parsel sayılı 2706,98 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ham toprak vasfıyla Hazine adına tescil edilmiştir. Davacı …, miras yolayla gelen hak, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak taşınmazın adına tescili istemi ile dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne ve çekişmeli taşınmazın tapu kaydının iptali ile aynı yüzölçümü ve tarla vasfı ile davacı … adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli parselin tarım arazisi olduğu ve davacı taraf lehine 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. maddesinde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yolu ile taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Taşınmazın ne kadar süredir kullanılmadığı, kullanılmamış olmasının sebepleri üzerinde durulmamış olduğu gibi, keşif günü herhangi bir üretim yapılmamasına rağmen işlenmesi halinde verimli toprak yapısına sahip olduğu belirtilerek taşınmazın tarım arazisi olduğu bildirilen ziraat bilirkişi raporu da hüküm vermeye yeterli değildir. Hava fotoğrafı incelemesi yapan orman bilirkişisi ise, taşınmazın orman olmadığını belirtmiş ancak inceleme yaptığı tarihler itibariyle taşınmazın tarım arazisi olarak kullanılıp kullanılmadığı yönünde açıklama yapmamıştır. Doğru sonuca ulaşılabilmesi için; mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler ve aynı yönteme göre tespit edilecek taraf tanıkları, 3 kişilik ziraatçi bilirkişi kurulu ve harita mühendisi bilirkişiden oluşacak bilirkişi kurulu huzuruyla yeniden keşif yapılmalıdır. Taşınmazın başında yapılacak keşif sırasında dinlenilecek yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, Fotogrametri veya Jeodezi uzmanı harita bilirkişilerince çekişme konusu taşınmazın kadastro paftasındaki konumu bilgisayar programı aracılığıyla uydu ve Harita Genel Komutanlığı’ndan temin edilecek Stereoskopik hava fotoğraflarına aktarılmak suretiyle stereoskop ile yapılacak inceleme sonucu, bu yerin dava tarihinden 20 yıl önceki ve hali hazırdaki niteliği, konumunu, bitki örtüsü, arazide ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğin var olup olmadığı, var ise ne zaman başlayıp ne zamandır devam ettiği konusunda rapor alınmalı, tanık ve yerel bilirkişi ifadeleri de bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan söz konusu bilirkişi raporlarıyla denetlenmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece bu yönler göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 17.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.