Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2013/6626 E. 2013/6851 K. 18.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/6626
KARAR NO : 2013/6851
KARAR TARİHİ : 18.06.2013

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucu … Mahallesi çalışma alanında bulunan 493 ada 3 parsel sayılı 2463,43 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesinde “krokide (A) harfiyle gösterilen ahşap bina … oğlu … ‘a ait olduğu” şerhi verilerek tapu kaydı, irsen intikal, pay satın alma nedeniyle müştereken davalı … ve arkadaşları adlarına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı …, dava dışı … ve arkadaşları ile birlikte müştereken adına tespit ve tescil edilen 493 ada 5 parsel sayılı taşınmaz ile dava konusu 493 ada 3 parsel sayılı taşınmaz arasındaki ortak sınırın doğru tespit edilmediği iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastrodan önceki nedene dayalı tapu iptal ve tescil davası olup, taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacı taraf ile davalı tarafın murislerinin taksimi sonucu taraflarca ayrı ayrı kullanılan yerler arasındaki ortak sınıra ilişkin olduğu tüm dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Davacı taraf, davalılar adına kayıtlı 493 ada 3 parsel sayılı taşınmaza revizyon gören ve Asliye Hukuk Mahkemesinin 1952/71-1952/54 sayılı tescil ilamıyla oluşan 14.6.1954 tarih ve 2 sıra numaralı tapu kaydına ve zilyetliğe dayanarak dava açmış; davalının taşınmazına ait olan tescil ilamına esas alınan krokilerde, uyuşmazlığa konu sınırda bulunan “… evi ve avlusu” olarak kendi murisinin okunduğunu, bu haliyle davaya konu edilen “evin ve avlusu”nun, dayanak tapu kaydı kapsamı dışında kaldığını ileri sürerek dava açmıştır. Gerçekten de, tescil ilamına esas alınan ve çekişmeli taşınmaza revizyon gören 312,86 m2 yüzölçümündeki alanın batı yönünde bulunan dava konusu evin yönünü “… ” okuduğu, aynı tescil ilamına esas alınan ve 8479 m2 yüzölçümündeki alanın güney-batı yönünde bulunan dava konusu evin yönünü “… evi” okuduğu halde, dosya içinde bulunan fen bilirkişiler … ve …l tarafından düzenlenen 27.05.2011 tarihli rapor ve krokide, çekişmeli taşınmaza uygulanan tapu kaydı kapsamı gösterilmediği gibi tescil ilamına ait krokileri de yöntemince uygulanmamıştır. Bu tür eksik ve yetersiz soruşturmaya dayanılarak karar verilemez. Sağlıklı sonuca varılabilmesi için öncelikle tespite esas tescil ilamı ile oluşan tapu kaydı haritası getirtilmeli, çekişmeli taşınmaza komşu parsellerin onaylı tutanak suretleriyle dayanağı olan belgeler getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek üç kişilik yerel bilirkişi ve aynı yöntemle belirlenecek taraf tanıkları huzuruyla sınır uyuşmazlığının giderilmesine esas olmak üzere mahallinde yeniden keşif yapılmalıdır. Yapılacak keşifte uzman teknik bilirkişi eliyle, çekişmeli taşınmazın tespitine esas alınan ve tescil ilamı ile oluşan tapu kaydının haritası zemine uygulanarak 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 20/A maddesi uyarınca kapsamı haritasına göre belirlenmeli, dava konusu “evin ve avlusunun”, dayanak tapu kaydında sınır okunan yer olması halinde, davalı tapu kaydının bu yeri kapsamayacağı ve kaydın oluştuğu tarih ile tespit tarihi arasında 20 yıllık sürenin dolduğu göz önünde bulundurularak çekişmeli taşınmaz bölümünün hangi tarihten beri kimin ne suretle zilyetliğinde olduğu hususunda yerel bilirkişi ve tanıklardan maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, teknik bilirkişiye tescil ilamının dayanağı tescil krokisinin kapsamını belirtir, keşif ve uygulamayı denetlemeye elverişli rapor ve harita düzenlettirilmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek ve davacı ile paydaşları adına tespit ve tescil edilen 493 ada 5 sayılı parselin kadastro tutanağının edinme sebebine göre tapuda müşterek mülkiyet şeklinde kayıtlı olması nedeniyle davanın davacının tapudaki payı ile sınırlı olarak görülmesi gerektiği göz önüne alınarak sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece açıklanan şekilde araştırma ve uygulama yapılmaksızın dosya kapsamına uygun düşmeyecek şekilde, mirasçılar arasında zamanaşımının işlemeyeceği ve davanın kanıtlanamadığı gerekçesi ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, davacı …’ın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edene iadesine, 18.06.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.