Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2010/6130 E. 2011/3516 K. 13.06.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6130
KARAR NO : 2011/3516
KARAR TARİHİ : 13.06.2011

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 137 ada 29 parsel sayılı 3014.96 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, … oğlu … olarak bilinen şahsa ait olmasına rağmen kimlik bilgilerine ulaşılamaması ve mirasçılarının da müracaat etmemiş olması nedeniyle tarla vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir. Davacılar … ve …, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmışlardır. Yargılama aşamasında … ve …’ya dahili davacı olarak tebligat çıkarılmış, mahkemece yapılan yargılama sonucunda açılan davanın reddine, çekişmeli taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı … ve dahili davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece dava konusu taşınmazda davacılar ve miras bırakanları lehine zilyetlikle iktisap koşulları gerçekleşmediği ve … oğlu …’in kim olduğunun belirlenemediği gerekçesiyle yazılı biçimde karar verilmiş ise de, varılan sonuç dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. Taşınmazın kadastro tespiti, … oğlu …’den intikal ettiği ancak mirasçılarının tespit edilemediği gerekçesi ile Hazine adına yapılmıştır. Davacılar, … oğlu …’ın mirasçıları olduklarını, taşınmazın …’dan geldiğini, taksimen … ve … mirasçıları yararına Kadastro Kanunu’nun 14.maddesindeki şartların gerçekleştiğini iddia etmişlerdir. Toplanan deliller karşısında çekişmeli taşınmazın davacıların miras bırakanı …’den intikal ettiği, taksim sonucu oğlu …’e isabet ettiği sabittir. Ancak davacıların murisi …’den intikal eden çekişmeli taşınmazın mirasçılar arasında yöntemine uygun bir şekilde taksim edilip edilmediği ortaya konulmuş değildir. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 15.maddesi uyarınca harici paylaşım belgelerle, bilirkişi ve tanık beyanları ile kanıtlanabilir. Hal böyle olunca paylaşıma dayanan taraftan bu hususa ilişkin delilleri sorulmalı, uzun süreli kullanımın taksimin varlığına karine teşkil edeceği düşünülmeli, paylaşımda eşitliğin zorunlu bulunmadığı göz önünde tutulmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece, belirtilen nedenler göz ardı edilerek yazılı olduğu şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması isabetsiz, davacı … ile dahili davacı …’nun temyiz itirazları bu nedenle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün, BOZULMASINA 13.06.2011 gününde oy birliğiyle karar verildi.