YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/6711
KARAR NO : 2013/6895
KARAR TARİHİ : 18.06.2013
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında … Köyü çalışma alanında bulunan 111 ada 282 parsel sayılı 2.487,48 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı, vergi kaydına, bağışlamaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece 04.04.2011 tarihli celsede, 12.05.2011 tarihinde keşif yapılması için gerekli masrafın yatırılması bakımından 25 gün kesin süre verildiği, verilen kesin süre içerisinde davacı vekili tarafından keşif avansının yatırılmadığı, bu nedenle keşif deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayıldığı, daha önce yapılan keşfin ise davanın ispatı yönünden yetersiz olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de; gerekçeli kararda yapılan değerlendirme dosya kapsamına uygun düşmediği gibi mahkemenin 03.09.2012 tarihli kısa kararında davanın usul yönünden reddine karar verildiği halde, gerekçeli kararda esasa yönelik olarak kanıtlanamayan davanın reddine karar verilerek kısa kararla gerekçeli kararın hüküm fıkraları arasında da çelişki yaratılmıştır. 6100 sayılı HMK’nun 298. maddesi uyarınca, gerekçeli karar, tefhim edilen kısa karara aykırı olamaz. Kararlar arasındaki aykırılık mahkemelere olan güveni sarsıcı nitelikte olup, 10.04.1992 günlü 1991/7-4 Esas, Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca da bozma nedeni oluşturmaktadır. Ayrıca, ihtilafın taşınmaz başında çözülmesinin zorunlu olduğu davalarda keşif kararı verilebilmesi için öncelikle dosyanın keşfe hazır hale getirilmesi, bir diğer ifade ile taraflardan tanık ve diğer delil listelerinin alınması, dayanılan kayıtların celp edilip dosyaya konulması, yerel bilirkişi adaylarının isimlerinin zabıta aracılığı ile tespit edilmesi ve dosyada bu yönden bir eksiğin bulunmaması gerekir. Bundan sonra keşifle ilgili ara kararında masraflar kalemler halinde gösterilip, bu ücretlerin temini ve yatırılması için ilgiliye makul ve belirli bir süre tanınmalı, ilgiliye tanınacak süre ile keşif günü arasında da bilirkişi adayları, taraf tanıkları ve uzman bilirkişilere çıkarılacak davetiye için uygun bir sürenin bulunmasına azami özen gösterilmesi gerekmektedir. Mahkemece davacıya ait 89 parsel sayılı komşu taşınmazın hükmen tescil edildiği gözetilerek dava dosyası getirtilmediği gibi hakim, katip, mübaşir, yerel bilirkişi adayları, taraf tanıkları, uzman bilirkişilere verilecek ücretlerle ve yapılacak tebligatlarla ilgili masraflar kalemler halinde gösterilmemiş, yerel bilirkişilerin hazır edilme yükümlülüğü İlçe Jandarma komutanlığına yüklenmiştir. Yasada öngörülen şekle uygun olmayan bir ara kararına dayanılarak keşif deliline dayanmaktan vazgeçilmiş sayılmasına karar verilemez. Davacı …’un temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edene iadesine, 18.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.