Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/11024 E. 2013/9281 K. 18.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11024
KARAR NO : 2013/9281
KARAR TARİHİ : 18.06.2013

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, davalı borçlu … Plastik A.Ş.’nin alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla adına kayıtlı taşınmazı 11.9.2008 tarihinde davalı … AŞ.’ne sattığını belirterek davalılar arasındaki tasarrufunun iptalini talep etmiştir.
Davalı borçlu şirket savunma yapmamıştır.
Davalı … AŞ.vekili, davalıların ticari merkezleri İstanbul’da olduğundan İstanbul Ticaret Mahkemesinin yetkili ve görevli olduğunu, aciz belgesi sunulmadığını, taşınmazı iyiniyetle ve gerçek bedelle aldıklarını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere göre, davacı tarafından borçlu hakkında alınmış aciz belgesi sunulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
Bu tür davaların dinlenme koşullarından biri mahkemece de belirlendiği gibi borçlu hakkında düzenlenmiş geçici (İİK 105)veya kat’i (İİK 143)aciz belgesinin sunulmuş olmasıdır.
Somut olayda, davalı borçlu vekili tarafından 15.12.2008 tarihinde sunulan mal beyanı dilekçesinde bildirilen altı adet taşınmaza davacı tarafından 14.1.2009 (yedi taşınmaz) tarihinde haciz konulmuş ise de anılan taşınmazlar üzerinde davacı haczinden önce yaklaşık 19 adet haciz ve yüksek miktarlı ipotekler (yaklaşık 15.000.000,00 TL haciz ve 2.000.000,00 TL, 7.500.000.00 USD ve 10.000.000.000 TL’lik ipotekler) olduğu anlaşılmaktadır. Davacı tarafından 2.3.2009 ve 5.4.2010 tarihinde haczedilen menkullerin de dava dışı alacaklılar tarafından mevcut hacizleri nedeniyle satıldığı ve davacıya pay düşmediği görülmektedir. 6.3.2012 tarihli haciz tutanağından da davalı borçlu şirketin adresinde dava dışı başka bir şirketin faaliyette bulunduğu ve borçlu şirketin kendileri tarafından satın alındığının ifade edildiği, borçluya ait haczi kabil mal bulunmadığı belirlendiğinden icra dosyası kapsamına göre borçlunun aciz halinde olduğunun kabulü ile davanın esasına girilerek diğer iptal koşulları yönünden taraf delillerinin toplanması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken dosya kapsamı ve mevcut delil durumuna uygun düşmeyen gerekçe ile hüküm tesisi isabetli görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 18.6.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.