Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2013/8207 E. 2013/8766 K. 23.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/8207
KARAR NO : 2013/8766
KARAR TARİHİ : 23.09.2013

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
KANUN YOLU : TEMYİZ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında Dikkaya Köyü çalışma alnında bulunan … ada … parsel sayılı 14.267,36 m2 yüzölçümündeki taşınmaz devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan 1. derece arkeolojik sit alanında kalması nedeniyle çay bahçesi vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir. Davacılar … ve arkadaşları kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine, çekişmeli 108 ada 5 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılar … ve arkadaşları tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece; çekişmeli taşınmazın Trabzon Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’nun 26.4.2008 tarih ve 1593 sayılı kararı ile 1. derece arkeolojik sit alanı olarak ilan edilen yerler kapsamında kaldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Şöyleki; davacıların sunmuş olduğu temyiz dilekçesi ekindeki belgelerden Koruma Bölge Kurulunca çekişmeli taşınmazın bulunduğu bölgede yeniden çalışma yapıldığı ve Trabzon Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’nun 17.4.2013 tarih ve 1157 sayılı kararı ve ekindeki krokiden çekişmeli taşınmazın 3. derece arkeolojik sit alanı olarak belirlenen alanda kalmış olabileceği anlaşılmaktadır. 2863 sayılı Kanunu’nun 11. maddesinin ilk metninde derece ayrımı yapılmaksızın sit alanlarının koşulları oluştuğu takdirde kazanılması mümkün bulunmakta iken, 27.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5226 sayılı Kanunu’nun 5. maddesiyle 2863 sayılı Kanunun 11. fıkrasında yer alan koruma alanları ibaresinden sonra gelmek üzere “sit alanları” sözcüğü eklenmiş ve bu tarihten itibaren sit alanlarının da kazanılması yasaklanmıştır. Ancak 30.05.2007 tarihinde yayınlanarak yürürlüğe giren 22.05.2007 tarihli 5663 sayılı Kanunla 11. maddenin 2. cümlesi değiştirilmiş, “Ancak Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurullarınca birinci grup olarak tescil ve ilan edilen kültür varlıklarının bulunduğu taşınmazlar ile 1. ve 2. derece arkeolojik sit alanlarındaki taşınmazlar zilyetlik yoluyla iktisap edilemez” hükmüne yer verilmiştir. 11. maddenin değişik son şekline göre Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurullarınca birinci grup olarak tescil ve ilan edilen kültür varlıklarının bulunduğu taşınmazlar ile 1. ve 2. derece arkeolojik sit alanlarının iktisabı
2013/8207-8766
mümkün değildir. Bunlar dışında kalan arkeolojik sit alanları ile doğal sit alanlarının kazanma koşulları oluştuğu takdirde kazanılması ve tescili mümkün olmaktadır. O halde Mahkemece doğru sonuca varılabilmesi için, davacıların temyiz dilekçesi ekinde sunulan Trabzon Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’nun 17.4.2013 tarih ve 1157 sayılı kararı ile eki niteliğindeki tüm belgeler getirtilerek, teknik bilirkişi ve arkeolog bilirkişi ile birlikte çekişmeli taşınmazın başında yeniden keşif yapılarak taşınmazın hangi sit alanında kaldığı tam olarak belirlenip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, davacıların temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edenlere iadesine, 23.09.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.