Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2013/6100 E. 2013/7222 K. 25.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/6100
KARAR NO : 2013/7222
KARAR TARİHİ : 25.06.2013

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı …, miras yoluyla gelen hak, paylaşma, bağışlama ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle adına tespit ve tescil edilen 149 ada 55 parsel sayılı taşınmazın eksik tespit edildiğini, mevcut eksikliğin kadastro sırasında yol olarak tescil harici bırakılan taşınmaz bölümlerinde kaldığını öne sürerek bu bölümlerin taşınmazına ilave edilerek adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne, uzman bilirkişi tarafından düzenlenen 12.12.2011 tarihli rapor ve eki haritada (C) harfi ile gösterilen 67,54 metrekare yüzölçümündeki bölümün davacıya ait 149 ada 55 parsel sayılı taşınmaza ilave edilerek davacı adına tapuya tesciline, aynı tarihli rapor ve eki haritada (A) harfi ile gösterilen 77,45 metrekare ve (B) harfi ile gösterilen 15,21 metrekare yüzölçümündeki bölümlere yönelik talebin ise reddine karar verilmiş; hüküm, davacı … vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Davacı …’ın temyiz itirazlarına konu, mahkemece uzman bilirkişi tarafından düzenlenen 12.12.2011 tarihli rapor ve eki haritada kadastro tespiti sırasında tescil harici yol olarak bırakılan (A) harfi ile gösterilen 77,45 metrekare ve (B) harfi ile gösterilen 15,21 metrekare yüzölçümündeki bölümlerin umuma açık köy yolu olduğu kabul edilmek suretiyle açılan davanın reddine karar verilmiştir. Ne var ki, Mahkemece araştırma ve inceleme yapılıp deliller toplanıp değerlendirilmeden karar 15.07.2010 ve 23.11.2011 tarihlerinde yapılan iki ayrı keşifte dinlenilen yerel bilirkişi ve tanıkların beyanlarının niza konusu uzman bilirkişi rapor ve eki haritasında (C) harfi ile gösterilen çıkmaz yol hakkında olduğu; (A) ve (B) harfleri ile gösterilen taşınmaz bölümlerine yönelik ise yerel bilirkişi ve tanıkların beyanının alınmadığı anlaşılmaktadır. Yetersiz araştırma ile hüküm kurulamaz. Mahkemece doğru sonuca varılabilmesi için tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda taşınmaz başında yaşlı, tarafsız şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler ile aynı yönteme göre belirlenecek taraf tanıkları hazır olduğu halde keşif yapılmalıdır. Keşifte, her bir taşınmaz bölümünün niteliği açıklığa kavuşturularak niza konusu taşınmaz bölümlerinin umuma açık kadim yol mu yoksa zilyetlik yolu ile kazanılabilecek yerlerden olup olmadığı belirlenmeli, niza konusu bölümlerin öncesinin kime ait olduğu, kimden kime ne şekilde intikal ettiği, niza konusu bölümler üzerinde tespit tarihine kadar kimin hangi süreyle ve ne şekilde zilyet olduğu sorulup açıklığa kavuşturulmalıdır. Mahkemece bu hususlar gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, davacının temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile niza konusu bölümlere yönelik hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davacıya iadesine;
2- Davalı Hazinenin temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece aynı tarihli rapor ve eki harita (C) harfi ile gösterilen 67,54 metrekare yüzölçümündeki bölümün sadece davacı tarafından kullanılan yol olduğu ve davacı yararına zilyetlik yolu ile mülk edinme koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de niza konusu bölüm yönünden taşınmazın niteliği, zilyetliğin başlangıç ve sürdürülüşü konusunda alınan beyanlar hüküm kurmaya yeterli olmadığından yapılan araştırma yetersizdir. Mahkemece 15.07.2010 tarihinde yapılan ilk keşifte dinlenen yerel bilirkişi … , bu bölümün kadim yol iken 17 yıl önce davacının kardeşi … ‘a belediye tarafından verildiğini beyan etmiş, aynı keşifte dinlenen davacı tanığı … da yerel bilirkişi beyanını doğrular nitelikte beyanda bulunmuştur. 23.11.2011 tarihinde yapılan ikinci keşifte ise yerel bilirkişi olarak dinlenilen …, davacının babası … ile belediye arasında 1973 yılında trampa yapıldığını ve çıkmaz yolun davacının babasına verildiğini beyan etmiştir. Mahkemece niza konusu bölüme kimin, ne zamandan beri, hangi sıfatla zilyet olduğu konusunda beyanlar çelişmesine rağmen beyanlar arasındaki çelişkiler giderilmeden karar verilmiştir. O halde mahkemece sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için 6100 sayılı Yasa’nın 31. maddesi uyarınca davacıya ihtilafı aydınlatmak açısından yeniden tanık bildirebileceği hususu hatırlatılmalı, bundan sonra niza konusu taşınmaz bölümü başında tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda yaşlı, tarafsız şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler ile aynı yönteme göre belirlenecek taraf tanıkları ve önceki keşiflerde dinlenilen yerel bilirkişi ve tanıklar hazır olduğu halde yeniden keşif yapılmalıdır. Keşifte, taşınmazın niteliği, öncesinin kime ait olduğu, kimden kime ne şekilde intikal ettiği, taşınmaz üzerinde tespit tarihine kadar kimin hangi süreyle ve ne şekilde zilyet olduğu sorulup açıklığa kavuşturulmalı, beyanlar arası çelişkiler giderilmeli, bundan sonra tüm deliller değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu hususlar gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, davalı Hazinenin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile niza konusu bölüme yönelik hükmün BOZULMASINA, 25.06.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.