YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4096
KARAR NO : 2010/3864
KARAR TARİHİ : 27.05.2010
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tespitinden … dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 119 ada 114 parsel sayılı 1.281598,42 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, … Köyünün kadim merası olması ve kadastro komisyonca belirlenen mera sınırları içinde kalması nedeniyle mera olarak sınırlandırılarak tespit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde çekişmeli taşınmazın bir bölümünün adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davacı tarafça açılan davanın kabulü ile, dava konusu 119 ada 114 parsel sayılı taşınmazın Fen Bilirkişisi tarafından düzenlenen 01.10.2007 tarihli raporda (G) ve (F) harfleri ile gösterilen 3384 m2’lik ve 2550 m2’lik en son parsel numarası altında davacı … adına, geri kalan bölümün ise tespit gibi Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, mahallinde yapılan keşif ve uygulama ile dinlenen yerel bilirkişi ve tanık sözlerine, özellikle dosyaya sunulan uzman ziraatçi bilirkişi raporuna göre çekişmeli taşınmazın öncesinin orta malı mera olduğu ve zaman içinde meradan açılarak kullanılmaya başlandığı anlaşılmaktadır. Meralar üzerinde sürdürülen zilyetlik hukuken değer taşımaz. Hal böyle olunca çekişmeli taşınmazın tamamının tespit gibi 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 16/B maddesi uyarınca mera olarak sınırlandırılıp özel siciline yazılmasına karar vermek gerekirken, yazılı şekilde karar verilmiş olması isabetsiz olup; davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 27.05.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.