YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5629
KARAR NO : 2010/5386
KARAR TARİHİ : 23.09.2010
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 104 ada 32, 112 ada 15 ve 114 ada 40 parsel sayılı 14068.75, 1371 ve 7395,37 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle verasette iştiraken … … … mirasçıları … ve … adına; 112 ada 27 parsel sayılı 22178,09 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … oğlu … adına tespit edilmiştir. Davacı … oğlu …, yasal süresi içinde çekişmeli 112 ada 27 parsel sayılı taşınmaz yönünden irsen intikal, kesin hüküm ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak; çekişmeli diğer taşınmazlar yönünden irsen intikal taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak 112 ada 27 parsel sayılı taşınmazın tamamı ile diğer taşınmazların 1/4’er hisselerinin… mirasçıları adına tesçili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve çekişmeli parsellerin tespit gibi tesçillerine karar verilmiş; hüküm, davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkeme kararlarında gerekçe gösterilmesi ve gerekçe ile hüküm bölümünün uyumlu bulunması zorunludur. Gerekçeli kararın sonuç bölümünde, davanın kabulüne karar verileceği gereği vurgulandığı halde, hüküm bölümünde davanın reddine karar verilerek bu şekilde gerekçe ile hüküm fıkrası arasında çelişki yaratılmasında isabet bulunmadığı gibi; gerekçeli kararda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 388/3.fıkrasında açıklandığı gibi açık ve somut uyuşmazlığa ilişkin gerekçe gösterilmemesinde de isabet bulunmamaktadır. Davacı …’in temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 23.09.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.