Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2013/6619 E. 2013/6850 K. 18.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/6619
KARAR NO : 2013/6850
KARAR TARİHİ : 18.06.2013

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle; “Mahkemece, yapılan araştırma, inceleme ve uygulamanın karar vermeye yeterli bulunmadığı belirtilerek; taşınmazın bulunduğu bölgede 1962 yılında Toprak Tevzi Komisyonunca çalışma yapıldığı, taşınmazların belirtmelik tutanaklarının düzenlendiği ve haritaya bağlandığı, toprak tevzii çalışmaları sonunda Hazine adına çekişmeli taşınmaza revizyon gören tapu kaydının oluştuğu, çekişmeli taşınmaza ait olduğu belirtilen 48 nolu tevzii parseline 1937 tarih ve 227 tahrir nolu vergi kaydının uygulandığı, ayrıca komşu parsellerin de tapu kaydına dayanılarak tespit edildikleri açıklanarak belirtilen kayıtların getirtilerek, kapsamlarının belirlenmesi için yeniden keşif yapılması; keşifte, belirtmelik tutanakları ve haritası, Hazinenin dayanağını oluşturan tapu kaydı, belirtmelik tutanağında 48 parsel sayılı taşınmaza uygulanan vergi kaydı, mera norm kararı ve haritası ve varsa tarafların dayanağı olan diğer belgeler uygulanıp, taşınmazın konumu ve mera tahsis kaydı kapsamında kalıp kalmadığının saptanması, çekişmeli taşınmazın Toprak Tevzi Komisyonunca nasıl bir işleme tabi tutulduğunun belirlenmesi, yöntemine uygun mera araştırması yapılması ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. ve 46/1. maddelerinde öngörülen koşulların gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli 125 ada 357 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile davacı … adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, hükmüne uyulan bozma ilamı uyarınca yapılan yargılama sonucunda kadastro tespitine esas alınan ve 4753 sayılı Yasa’ya göre oluşan 2.1.1957 tarih ve 70 sıra numaralı tapu kaydının, dava konusu taşınmazı kapsamadığı, toplanıp doğru olarak değerlendirilen delillerle, belirlenmişse de, mera araştırması ve zilyetlik araştırmasına yönelik delillerle bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Bozma ilamına uyulmakla lehine bozma yapılan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşur. Bu hakkın zedelenmemesi için bozma gereklerinin tam olarak yerine getirilmesi zaruridir. Dava konusu taşınmazın doğusundaki 125 ada 249, 250, 251, 252 ve 253 parsel sayılı taşınmazlara revizyon gören Şubat 1964 tarih ve 898 sıra numaralı tapu kaydı, çekişmeli taşınmaz yönünü “mera” olarak okuduğu gibi, … tarafından düzenlenen 24.4.2012 tarihli fen raporu ekindeki krokide çekişmeli taşınmazın kuzey sınırı “mera” olarak işaretlenmiş olduğu halde, yöntemine uygun mera araştırması yapılmamış; dava konusu taşınmazın batı yönünündeki … Köyü Çalışma alanında bulunan taşınmazların parsel numaraları belirlenmemiş ve kadastro tespit tutanakları ile dayanağı olan belgeler getirtilmemiştir. O halde doğru sonuca ulaşılabilmesi için, çekişmeli 125 ada 357 parsel sayılı taşınmaza batı ve kuzey yönden komşu olan parsellerin belirlenerek, bu taşınmazlara onaylı tutanak suretleri ve varsa dayanağı olan belgeler ilgili yerlerden getirtilip dosya ikmal edildikten sonra, mahallinde elverdiğince yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, aynı yönteme göre tespit edilecek taraf tanıkları ile önceki keşiflerde dinlenen mahalli bilirkişi, tespit bilirkişileri, taraf tanıkları ve 3 kişilik ziraat mühendisleri kurulu huzuruyla yeniden keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında dinlenilecek yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, öncesinin mera, yaylak veya kışlak olup olmadığı etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, varsa mera tahsis kararı ve haritaları fen bilirkişisi eli ile uygulanıp taşınmazın mera tahsis kapsamında kalıp kalmadığı belirlenmeli, mera tahsisi mevcut değil ise, belirlenecek komşu mera parselinin öncesinin geleneksel biçimde kullanılan kadim mera olup olmadığı araştırılmalı mahkemece yapılacak gözlem tutanağa geçirilmeli, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsellere ait tutanak içerikleri ve dayanakları kayıtlarla denetlenmeli, alınan beyanlar ile önceki keşiflerde dinlenen mahalli bilirkişi ve tespit bilirkişilerin beyanları arasında çelişki ortaya çıktığı takdirde giderilmeye çalışılmalı; 3 kişilik uzman ziraat mühendisleri kurulundan, çekişmeli taşınmazın toprak yapısı ile komşu taşınmazların toprak yapısının mukayese edilmesi suretiyle ayırıcı unsurların bulunup bulunmadığı, taşınmazın toprak yapısı ve niteliğini belirten ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, çekişmeli taşınmazın mera olduğu sonucuna varıldığı takdirde meralar üzerinde sürdürülen zilyetliğin hukuken iktisap sağlamayacağı gözetilmeli, çekişmeli taşınmazın mera olmadığının anlaşılması halinde, tespit tarihine kadar davacı yararına 3402 sayılı Yasa’nın 14. maddesinde belirtilen şartların gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılmalı, fen bilirkişiye keşfi takibe imkan verir ve denetime elverişli kroki ve ayrıntılı rapor düzenlettirilmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bozma ilamı gerekleri tam olarak yerine getirilmeksizin, eksik soruşturmayla yetinilerek yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması isabetsiz olup, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 18.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.