YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/672
KARAR NO : 2010/5582
KARAR TARİHİ : 27.09.2010
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 104 ada 15 parsel sayılı 233,19 meterekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … adına tespit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava konusu taşınmazın bir bölümünün de babasına ait 104 ada 14 sayılı parsele eklenmesi için dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda sonunda davanın kabulüne ve çekişmeli 104 ada 15 sayılı parselin fen bilirkişisi raporunda (A) harfi ile gösterilen bölümünün dava dışı 104 ada 14 sayılı parsele dahil edilmesine, (B) harfi ile gösterilen bölümün davalı adına tesçiline karar verilmiş; hüküm, davalı … vekili tarafından temyiz edilmitir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık ortak sınıra ilişkindir. Çekişmeli 104 ada 15 sayılı parsel ile davacı tarafa ait aynı ada 14 sayılı parselin kadastro tespitlerinin zilyetliğe dayanılarak yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle ortak sınırın zilyetlik durumuna göre tespiti zorunlu bulunmaktadır. Taşınmaz üzerinde iki ayrı keşif yapılmış, keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve davacı tanıkları beyanlarına, tespit bilirkişisi ve davalı tanığı beyanlarına göre farklı farklı sınırlar belirlenmiştir. İlk keşifte davacının gösterimi ve iddia ettiği sınıra göre 12.13 metrekare yerin davacıya ait taşınmaza ilavesi gerekirken başka bir deyişle davacının iddiası 12.13 metrekarelik yere yönelik iken ikinci keşifte, yerel bilirkişi ve tanık beyanına göre belirlenen 16.70 metrekare yerin davacıya ait 14 sayılı parsele ilavesi gerektiği belirlenmiştir. Böylelikle davacının talebi ile bağlı kalınmadığı gibi yerel bilirkişi ve davacı tanıkları ile tespit bilirkişisi ve davalı tanıkları beyanlarının, fen bilirkişi rapor ve krokileri arasındaki çelişkinin giderilmesine çalışılmadan karar verilmiştir. Ayrıca, fen bilirkişi krokileri ile zemin durumu ve kadastro paftaları da uyumlu değildir. Dosya kapsamından, kadastro paftasında davalı 15 sayılı parselin batısında duvar gösterildiği; ancak, kadastro ölçümü yapılırken duvardan başlanmadığı, 15 sayılı parselin batısındaki duvar hattının davacı tarafa ait 14 sayılı parselde kaldığı da anlaşılmaktadır. Doğru sonuca varılabilmesi için; mahallinde yerel ve uzman bilirkişi kurulu huzuruyla keşif icra edilmeli, yerel bilirkişi ve tanıkların ayrıntılı ve somut olaylara dayalı beyanları alınmalı, tespit bilirkişilerinin tamamı dinlenmek suretiyle zilyetlik durumu dikkate alınarak ortak sınır belirlenmeye çalışılmalı, beyanlar arasındaki çelişkiler usulen giderilmeli, zeminle fen bilirkişisi haritasının birbirine uyumu sağlanarak, infaza elverişli kroki düzenlettirilmeli, fen bilirkişisi ./..
Raporları arasındaki çelişkinin nedeni üzerinde durulmalı, zirai bilirkişiden zeminde ortak kullanım sınırı olup olmadığı yönünde ayrıntılı rapor alınmalı, davacının talebi ile bağlı kalınarak sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 27.09.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.