Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2013/6503 E. 2013/6921 K. 19.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/6503
KARAR NO : 2013/6921
KARAR TARİHİ : 19.06.2013

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi süresinde duruşmalı olarak istenmiştir. Yargıtay duruşması için gerekli tebligat giderlerinin ödenmemesi nedeniyle duruşma isteminin reddine, incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildi. İnceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 362 ada 1 parsel sayılı 1575,87 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz davalı …, aynı ada 2 parsel sayılı 794,65 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz davalı … , aynı ada 3 parsel sayılı 754,01 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz davalı …, aynı ada 4 parsel sayılı 646,25 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz davalı …, aynı ada 5 parsel sayılı 980,07 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz davalı … , aynı ada 6 parsel sayılı 818,98 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz davalı … adlarına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tespit ve tescil edilmiştir. Davacı Hazine temsilcisi, yasal süresi içinde Toprak Komisyonunca oluşturulan tapu kaydına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne ve çekişmeli 362 ada 2, 3, 4, 5, 6 parsel sayılı taşınmazlar ile 1 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişi rapor ve krokisinde (B) harfi ile gösterilen 1.455,75 metrekarelik bölümünün yeni bir parsel numarasıyla davacı Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine ve davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, temyize konu taşınmazların davacı Hazine’nin dayandığı 27.12.1967 tarihli 152 nolu tapu kaydı kapsamında kaldığı, 71 nolu Toprak Tevzi Komisyonunca dağıtımı yapıldıktan sonra ancak şahıslar adına kayıt oluşturulmadan önce Danıştay tarafından dağıtım işleminin 1073 sayılı Yasaya aykırı olduğundan usulsüz olduğu gerekçesi ile iptal edildiği belirtilerek davalıların dava konusu taşınmazda 100–150 yılı aşkın iyi niyetli eklemeli zilyetlikleri bulunmakta ise de; Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin emsal kararı uyarınca taşınmazı zilyetlikle iktisap edemeyecekleri gerekçesi ile yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Mahkemenin gerekçesine dayanak yapılan 17. Hukuk Dairesi’nin 1998/5848 Esas, 1999/1445 Karar sayılı ilamı, Hazine adına tapu kaydı oluşup, usulune uygun şekilde davacılara dağıtım yapıldıktan sonra tahsis amacına uygun olarak kullanılmadığı gerekçesiyle dağıtımın iptaline karar verilmiş olan taşınmaza ilişkindir. Burada, usulüne uygun bir dağıtımla, Hazine adına kayıtlı taşınmazın şahıslara temliki gerçekleşmiş, temellük edenlerden kaynaklanan sebeplerle taşınmaz Hazineye geri dönmüştür. Somut olayda ise Danıştay 8. Dairenin 1969/2583 Esas – 1970/315 Karar sayılı ilamı ile “71 nolu Toprak Komisyonuna Sivas İli Kangal İlçe Merkezinde 1073 sayılı Yasa’nın yürürlüğe girdiği 15 Ocak 1969 tarihinden önce yapılmış bulunan Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu
uygulamasının bu kanunda belirtilen esaslar dairesinde yeniden tetkike tabi tutulmuş olması gerekirken, temlik cetvellerinin 04.02.1969 tarihinde davalı Valilikçe onaylanmasının isabetsiz olduğu gerekçesi ile dağıtım işleminin iptaline” karar verildiğine göre dağıtımın varlığından söz edilemeyeceği kuşkusuzdur. Dava konusu taşınmazlar davacı Hazinenin dayanağı olan tapu kaydı kapsamında kalsa bile artık bu tapu kaydının tahsis ve temlikinden söz edilemeyeceğine göre koşullarının varlığı halinde 3402 sayılı Yasa’nın 46/1. maddesinin uygulanması mümkündür. Hal böyle olunca, Hazinenin dayandığı tapu kaydının revizyon gördüğü tüm parselleri bir arada gösteren kadastro paftası ile tapu kaydının haritası olan toprak tevzi haritasının ölçekleri eşitlenerek sabit noktalar esas alınmak suretiyle yöntemince çakıştırılmak suretiyle kaydın kapsamı 3402 sayılı Yasa’nın 20/A maddesi uyarınca belirlenmelidir. Taşınmazların kısmen ya da tamamen tapu kaydı kapsamında kaldığının belirlenmesi halinde tapu kaydının oluşumuna esas alınan belirtmelik tutanağında taşınmaza ait olduğu belirtilen 1- Teşrin 1944 tarih 4 sıra nolu tapu kaydının tesisinden itibaren tüm tedavülleri ve varsa revizyon gördüğü parsellere ait kadastro tutanakları ile kadastro sonucu oluşan tapu kayıtları davalıların dayanağı davalıların satıcısı … tarafından tescil istemiyle Hazine ve Belediye Başkanlığı aleyhine açılmış olan Asliye Hukuk Mahkemesinin 1989/545 Esas sayılı dava dosyası ve yine varsa ilgili mahkeme kararı ve Yargıtay ilamı getirtilerek, Hazine dayanağı tapu kaydı ile belirtmelikte yer alan tapu kaydının kapsamları belirlenmeli, belirtmelikte tapu kaydının miktar fazlası olan kısmının Hazineye ait olacağı belirtildiğine göre, 4 nolu tapu kaydının sınırlarının değişir nitelikte olup olmadığı, değişir sınırlı ise miktar fazlasının zilyetlikle edinilebilecek yerlerden olup olmadığı, taşınmazların öncesinin kime ait olduğu, kimden kime ne şekilde geçtiği davacılar ile belirtmelikte uygulanan tapu kayıt malikleri arasında akti ve irsi bir ilişki olup olmadığı, taşınmazın sözü edilen tapu kaydının kapsamında kalmadığının belirlenmesi halinde Hazine tapu kaydının oluştuğu tarihe kadar davacılar ya da önceki malikler lehine 3402 sayılı Yasa’nın 14 ve 46/1. maddesinde de öngörülen iktisap koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılmalı ve sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece bu yönler göz ardı edilerek, dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi isabetsiz olup, davalılar vekilinin 362 ada 2, 3, 4, 5 ve 6 sayılı parseller ile 361 ada 1 sayılı parselin teknik bilirkişi …’in 15.06.2011 tarihli ek raporu ve eki krokide (b) harfi ile gösterilen bölüme, davacı Hazine vekilinin ise 362 ada 1 sayılı parselin aynı rapor ve krokide (a) harfi ile gösterilen bölümüne yönelik temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz eden davalılara iadesine, 19.06.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.