Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2013/6879 E. 2013/6950 K. 19.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/6879
KARAR NO : 2013/6950
KARAR TARİHİ : 19.06.2013

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında … Köyü çalışma alanında bulunan 146 ada 69 parsel sayılı 928,44 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeni ile, 428/928 hisse ile …, 500/928 hisse ile … adlarına tespit edilmiştir. Davacı … çekişmeli parsel üzerinde kendisinin daha fazla paya sahip olduğu iddiasıyla askı ilan süresi içinde Kadastro Mahkemesi’nde dava açmış, mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın, hakkında tutanak düzenlenmeyen yola ilişkin olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilerek, dosya Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmiştir. Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne 146 ada 69 sayılı parselin 149,60 metrekarelik kısmının teknik bilirkişi raporu doğrultusunda davacı adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, öncesinde taşınmazın tamamının davacıya ait olduğu bir kısmını … isimli şahsa sattığını, adı geçenin de daha sonra bu yeri davalı …’ya sattığı …’ya ait taşınmazın doğusundan ve kuzeyinden kadastro tespitleri sırasında yol geçtiği tespit sırasında yol olarak tespit gören bu yerin telafisini sağlamak amacıyla davacıya ait taşınmazın bir kısmının davalı adına tespit edildiği gerekçesi ile çekişmeli taşınmazın fen bilirkişisi raporu doğrultusunda 149,60 m2’lik kısmının davacı … adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir. Ancak, dava dilekçesindeki anlatıma göre davanın yol olarak tescil harici bırakılan yere ilişkin olmayıp, 149 ada 69 sayılı parseldeki davalıya ait payın bir kısmının iptali ve davacı adına tescili istemine ilişkin olduğu ve askı ilan süresi içinde Kadastro Mahkemesinde açıldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece de bu parselin 149,60 m2’lik kısmının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiştir. Her ne kadar Kadastro Mahkemesince davanın hakkında tutanak düzenlenmeyen yola ilişkin olduğu gerekçesi ile görevsizlik kararı verilmiş, ve bu karar Yargıtay denetiminden geçmeden kesinleşmiş ise de dava yola ilişkin olmayıp, yukarıda açıklandığı üzere 146 ada 69 parsel sayılı taşınmazda davalı adına tespit edilen payın bir kısmının iptali ve davacı adına tescili istemine ilişkin olup, askı ilan süresi içerisinde açıldığına göre, davada Kadastro Mahkemesinin görevli olduğu kuşkusuzdur. Görev hususu kamu düzenine ilişkin olup Mahkemece yargılamanın her aşamasında re’sen göz önüne alınması gerekir. Hal böyle olunca, mahkemece görevsizlik kararı verilerek dosyanın Kadastro Mahkemesine gönderilmesi gerekirken, davanın esasına girilerek yazılı şekilde esasa ilişkin hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi, kabule göre dava paya yönelik olmasına rağmen mahkemece taşınmazın bir bölümünün davacı adına tescile karar verilmesi, öte yandan atıfta bulunulan teknik bilirkişi raporunda 149,60 m2 olarak gösterilen yerin (A) harfi ile ve kırmızı taralı gösterilen yer olduğu ve bu yerin paftada yol olarak gösterilen yerde kaldığı anlaşılmasına rağmen infazı mümkün olmayacak şekilde bu rapora atıfta bulunularak hüküm kurulması da isabetsiz olup, davalının temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan nispi temyiz karar harcının talep halinde temyiz edene iadesine,
19.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.