YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/6719
KARAR NO : 2013/6985
KARAR TARİHİ : 20.06.2013
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucunda … Köyü çalışma alanında kalan 126 ada 4 parsel sayılı 375.17 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz irsen intikal, taksim, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ve satın alma nedeni ile davalı …, 126 ada 5 parsel sayılı 309.07 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle davalı … adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı …, tapu kaydı, harici taksim ve miras yolu ile gelen hakka dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davacının dayanağını oluşturan tapu kaydının dava konusu taşınmazlara ait olmadığı ve davacının davasını ispat edemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de verilen karar usul ve yasa hükümlerine uygun bulunmamaktadır. Davacı, dayanak tapu kaydında paydaş olan eşi … ile diğer kayıt malikleri arasında yapılan paylaşma sonucu taşınmazların …’e kaldığını, onun kullandığını, …’in ölümünden sonra da kendisine kaldığını ileri sürerek adına tescil istemi ile dava açmıştır. Dosya kapsamından …’ın başka mirasçılarının da bulunduğu, komşu taşınmazların bir kısmının da bu kişiler adına tespit edildiği anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca davacıdan eşi …’ten kaldığı ileri sürülen taşınmazın ne sebeple (taksim, bağış, satış vs.) kendi adına tescilini istediği sorulmalı, geçerli bir hukuki işlemle taşınmazların davacıya kaldığının iddia edilmesi halinde esasa ilişkin araştırma ve inceleme yapılarak hüküm kurulmalı, aksi halde muristen kalan ve terekeye dahil olan taşınmazlar için davacının üçüncü kişilere karşı tek başına adına tescil istemi ile dava açamayacağı göz önünde bulundurulmalıdır. Mahkemece bu yönler göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, davacı vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 20.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.