YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7
KARAR NO : 2010/3928
KARAR TARİHİ : 31.05.2010
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasında kadastro tespitinden … dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 324 ada 9 parsel sayılı 9205.21 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı …adına tespit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde taşınmazın babasından kaldığı ve davalının icar karşılığı kullandığı iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine, çekişme konusu 324 ada 9 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davacının dedesi ile davalının babaannesinin kardeş oldukları ve bu yerin davalının babasına babaannesinin hakkına karşılık verilmiş olduğu, yaklaşık 20 yıldır davalı tarafın zilyet olduğu kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Dosyada bulunan nüfus kaydına göre 1915 yılında ölen …’in …, … ve … isimli mirasçılarının kaldığı, davacının … mirasçısı oğlu …’in oğlu olduğu, davalının ise … mirasçısı …’in oğlu olduğu anlaşılmaktadır. Davacının dayandığı ve taşınmaza uyduğu belirlenen 1937 tarih ve 319 tahrir numaralı vergi kaydı … mirasçıları adına kayıtlı bulunmaktadır. Keşifteki beyanlara göre taşınmazı 50-60 yıldır … mirasçıları … ve … babalarından kalması nedeniyle kullanmakta iken ölümlerinden sonra davalı tarafın, murisi …’den gelme … olduğunu ileri sürerek taşınmazı kullanmaya başladığı ve 15 yıldır kullandıkları beyan edilmiştir. Ancak, taşınmazı önceden kullanan … ve …’ın babasına kimden ve nasıl kaldığı, hangi sebeple kullandıkları, davalı tarafın sonradan kullanımının neye dayandığı, taksime dayalı olup olmadığı tam olarak anlaşılmamaktadır. Doğru sonuca varılabilmesi için taşınmaz başında yerel bilirkişiler taraf tanıkları ve tespit bilirkişilerinin katılımı ile yeniden keşif yapılmalıdır. Yerel bilirkişiler ve tanıklardan taşınmazın kimden geldiği, ilk malikinin kim olduğu, kim tarafından ne kadar süre ile ve hangi sebeple zilyet bulunduğu, tarafların kök murisi …’e ait ise … terekesinin tüm mirasçılarının katılımı ile usulüne uygun taksim edilip edilmediği, taksim edilmiş ise kime düştüğü, diğer mirasçıların paylarına karşılık ne aldıkları, neden vergi kaydının … mirasçıları eşi … ve çocukları …, … ve … … adına oluşturulduğu hususları etraflıca sorularak, maddi olaylara dayalı bilgi alınmalı, yerel bilirkişi ve tanık beyanlarının tespit tutanağının edinme sebebindeki beyanlarla çelişmeleri halinde tespit bilirkişileri dinlenmek suretiyle çelişkinin giderilmesine çalışılmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 31.05.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.