YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/6762
KARAR NO : 2013/6898
KARAR TARİHİ : 18.06.2013
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında … Köyü çalışma alanında bulunan 173 ada 1 parsel sayılı 15.954.215,44 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz yaylak vasfıyla sınırlandırılmıştır. Davacılar … ve arkadaşları, … oğlu …, …, … oğlu …, …, …, … oğlu … ve arkadaşları, … ve …, … oğlu … ve arkadaşları, … ve arkadaşları, … ve arkadaşları, … oğlu … ve arkadaşları, … ve arkadaşları, … ve arkadaşları, …, … … ve arkadaşları ve … vekili; yasal süresi içinde tapu kaydına, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine ve davacılardan bazıları yönünden de haricen hisse satın almaya dayanarak, davacı … ve arkadaşları vekili ile davacı … ve … ve … yasal süresi içinde aynı sebeplere dayanarak ayrı ayrı dava açmışlardır. Yargılama sırasında davacı … vekili, tapu kaydına ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak davaya katılmıştır. Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davanın reddine, dava konusu taşınmazın tespit gibi yaylak olarak sınırlandırılmasına karar verilmiş; hüküm, davacı … ve diğerleri ile müdahil … vekili, davacı … ve arkadaşları vekili ve davacılar …, … ve … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, hükmü temyiz eden davacıların tutunduğu tapu kayıtlarının çekişmeli taşınmaza uymadığı, taşınmazın yaylak vasfında olduğu ve zilyetlikle kazanılamayacağı kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar vermek için yeterli bulunmamaktadır. Hükmü temyiz eden davacı …, davacı …, davacı …, davacılar …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, … , …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, … ve … vekili Av. …, davacı … oğlu …, …, …, …, …, .. oğlu …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, … oğlu …, …el oğlu …, … oğlu …, … oğlu …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, … oğlu …, … oğlu …, …, …, … oğlu …, …, …, … …, …, …, …, … ve … ve katılan davacı … vekili Av. … delil olarak tapu kayıtlarına dayanmışlardır. Mahkemece, davacılar … ve arkadaşları vekili Av. …’a müvekkillerinin hisse sahibi olduğu tapuları sunması için süre verilmediği gibi, temyiz eden davacıların tutundukları tapu kayıtları tesislerinden itibaren tüm tedavülleri ile getirtilerek aynı kökten gelip gelmedikleri belirlenmemiş, tapu kayıtlarının revizyon görüp görmediği sorulmamış, davacılar tanık deliline dayanmış olmalarına rağmen tanıklara keşif gün ve saatini bildirir tebligat çıkarılmadan keşif yapılmış ve dinlenilmesinden vazgeçilmediği halde tanıklar dinlenilmemiş, çekişmeli taşınmaza komşu olan parsellerin tapu kaydı ve dayanakları getirtilmemiş, tek bir yerel bilirkişi huzuruyla yapılan keşifte bu bilirkişi beyanına dayanılarak tapu kaydının taşınmaza uymadığı kabul edilmiş, uzman bilirkişi raporunda tutunulan tapu kaydının uyduğunu belirterek sınırlarını ve miktarı ile kapsamını ayrı ayrı gösterdiği halde rapora değer verilmeyiş nedeni açıklanmamıştır. Bu tür eksik ve yetersiz soruşturmaya dayanılarak karar verilemez. O halde; Mahkemece, sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle hükmü temyiz eden davacıların tutunduğu her bir tapu kaydı ayrı ayrı saptanarak dayanılan kayıtlar ilk oluştuğu günden itibaren tüm tedavülleri ile birlikte getirtilmeli, davacıların tutundukları tapu kayıtlarının gerektiğinde bu konuda uzman bilirkişiye başvurularak aynı kökten gelip gelmedikleri ve kayıtların pay oranları ile malikleri duraksamasız belirlenmeli, kayda dayanan tarafın kayıt maliki ya da malikleri ile akdi, irsi ilişkisi saptandığı takdirde dayanılan kaydın dava dışı başka taşınmazlara revizyon görüp görmediği sorulup saptanmalı, revizyon görmüş ise dava konusu taşınmaz ile revizyon gördüğü dava dışı taşınmazlara komşu taşınmazları da bir arada gösterecek şekilde geniş kapsamlı birleşik harita ile komşu taşınmazların tespit tutanakları varsa dayanakları kayıtlar getirtilmeli, daha sonra yöreyi iyi bilen civar köy ya da köylerden seçilecek yerel uzman ve tutanak bilirkişilerinin tümü, taraf tanıkları ile taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, dayanılan tapu kayıtlarının aynı kökten geldiğinin saptanması halinde kök tapu kaydı, ayrı tapular olduğunun anlaşılması halinde her bir tapu kaydı yerel bilirkişi yardımı, uzman bilirkişi eliyle yerine uygulanmalı, kayıtlarda tarif edilen sınır yerlerinden yerel bilirkişice bilinemeyen sınırlar yönünden tanık bilgisine başvurulmalı, uzman bilirkişiden keşfi denetlemeye imkan verecek şekilde rapor alınmalı, tutunulan tapu kayıtlarının da yaylak niteliğinde bulunduğu göz önünde tutulmalı, yerel bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanakları ve dayanakları ile denetlenmeli, yerel bilirkişi ve tanık sözlerinin tutanaktaki beyanlara aykırı düşmesi halinde tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenilerek beyanlar arasındaki çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeli, taşınmazın kısmen ya da tamamen tapu kayıtlarının kapsamı dışında kalması halinde toplanan ve toplanacak delillere göre niteliği değerlendirilerek bir karar verilmelidir. Mahkemece bu hususlar göz ardı edilerek yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, açıklanan nedenlerle tüm temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde hükmü temyiz edenlere iadesine, 18.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.