YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/6183
KARAR NO : 2013/6932
KARAR TARİHİ : 19.06.2013
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle; “mahkemece 129 ada 15 parsel sayılı taşınmaz maliklerinin tamamının davaya katılımının sağlanması mümkün olmaması halinde tüm mirasçılardan izin alınması veya terekeye temsilci atanması yoluyla taraf teşkilinin sağlanması ondan sonra davaya devam edilerek hüküm kurulması” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne 12.03.2009 tarihli fen bilirkişi raporunda kırmızı boyalı 304,50 metrekare olarak gösterilen kısmın 129 ada 15 parselle birleştirilerek Milas Sulh Hukuk Mahkemesinin 05.12.2011 tarih ve 2011/1384 Esas 1478 Karar sayılı kayıt maliki ölü …’ya ait veraset ilamı ile … Noterliğinin 03.07.2012 tarih ve 5080 yevmiye nolu muris …’ya ait veraset ilamı da gözetilerek ölü kayıt maliki muris …’nın mirasçılarının payları oranında mirasçıları adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 11.05.2010 tarihli bozma ilamına uyularak davacı ve murisinin zilyetliğinin ekonomik amaca uygun olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmişse de varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Çekişmeli taşınmazın davacının babası …’ya ait olduğu terekesinin taksim edilmediği mahkemenin kabulündedir. Dava, zilyetliğin korunmasına ya da mülkiyet hakkına yapılan saldırının önlenmesine yönelik bir dava olmayıp, tescil davasıdır. Bu tür davalarda, mirasçılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunup, davanın, mirasçılardan bir ya da birkaçı tarafından açılıp sürdürülebilmesi olanağı yoktur. Mecburi dava arkadaşlığının söz konusu olduğu hallerde, tüm mirasçıların davaya katılması veya davaya muvafakatlerinin alınması ya da terekeye temsilci atanması zorunludur. Dava dilekçesinin dahili davalı sıfatı ile mirasçılara tebliğ edilmiş olması davaya katılım anlamına gelmeyeceğinden dava koşulunun sağlandığından söz edilemez. O halde mahkemece … terekesine temsilci atanması ya da tüm mirasçıların davaya muvafakatlerinin alınması veya tüm mirasçıların davaya müdahil olarak katılmalarının sağlanması için davacı tarafa süre tanınmalı, bu şekilde dava şartı sağlandığı takdirde davanın esasına girilerek hüküm kurulmalıdır. Mahkemece, bu husus göz ardı edilmek suretiyle davanın esası hakkında hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi kabule göre; davacı, murisi ve diğer mirasçılar adına aynı çalışma alanında belgesiz zilyetlik yolu ile edinilen taşınmaz miktarı yönünden araştırma yapılmaması ve davanın tescil davası olması nedeniyle TMK’nın 713 maddesinde ön görülen yasal ilanların yaptırılıp gerekli sürenin beklenilmesi gerektiğinin göz ardı edilmesi de isabetsiz olup, Hazine vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 19.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.