Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/11766 E. 2013/9293 K. 18.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11766
KARAR NO : 2013/9293
KARAR TARİHİ : 18.06.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, dava dışı vergi borçlusu … … … İnş. Enerji Gıda Ltd. Şti’nin amme alacağının tahsilini imkansız hale getirmek amacıyla borçlu şirket adına kayıtlı … Plakalı aracın 21.6.2011 tarihinde borçlu şirket ortağı müdürü davalı … tarafından kardeşi davalı …’a satıldığını belirterek davalılar arasındaki tasarrufunun iptalini talep etmiştir.
Davalılar vekili, borçlu şirket ve dava dışı ortak adına kayıtlı iki araca davacı tarafından haciz konulduğundan alacağın karşılıksız olmadığını, dava konusu aracın dava dışı borçlu şirket tarafından 21.6.2011 tarihinde 38.000,00 TL bedelle dava dışı … …’e satıldığını, …’ın da 29.6.2011 tarihinde 43.000,00 TL bedelle aracı davalı …’e sattığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere göre, dava konusu aracın dava dışı … … adına kayıtlı olduğu, dava dışı şirketten 21.6.2011 tarihinde aldığı, borçlu şirket ile alıcı … …’in davada taraf gösterilmediği gibi dava tarihinde de adı geçen davalıların kayıt maliki olmadıkları, …’un şirket yöneticisi olarak kişisel sorumluluğuna karşı da dava açılmadığından davalılara karşı açılan davanın dinlenme olanağı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava 6183 Sayılı AATUHK’nın 24 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Aynı Yasanın 25.maddesi gereğince iptal davasının borçlu ile hukuki muamelede bulunan veya borçlu tarafından kendisine ödeme yapılan kimselerle, bunların mirasçılarına ve kötüniyet sahibi diğer üçüncü şahıslara karşı açılacağı hüküm altına alınmıştır. Bu kişiler arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğundan davanın hepsine birden yöneltilmesi gereklidir. 6183 Sayılı Yasanın 25.maddesinde davanın borçluya yöneltileceğine ilişkin bir hüküm yer almamasına rağmen verilecek kabul kararı borçlunun haklarını doğrudan etkileyeceğinden borçlunun davalı olarak yer alması zorunlu olup İİK 282.maddenin bu durumda kıyasen uygulanması gereklidir.
Somut olayda davacı vekili, vergi borçlusu … … … İnş. Enerji Gıda Ltd. Şti’nin amme alacağının tahsilini imkansız hale getirmek amacıyla borçlu şirket adına kayıtlı … Plakalı aracın 21.6.2011 tarihinde borçlu şirket ortağı müdürü davalı … tarafından kardeşi davalı …’a satıldığını belirterek araç satışına ilişkin tasarrufun iptalini talep etmiş, mahkemece dava konusu aracın dava dışı … … adına kayıtlı olduğu,dava dışı şirketten 21.6.2011 tarihinde aldığı, borçlu şirket ile alıcı … …’in davada taraf gösterilmediği gibi dava tarihinde de adı geçen davalıların kayıt maliki olmadıkları, …’un şirket yöneticisi olarak kişisel sorumluluğuna karşı da dava açılmadığından davalılara karşı açılan davanın dinlenme olanağı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamı ve mevcut delil durumuna uygun düşmemektedir.
Dava konusu … plakalı araç borçlu şirket adına kayıtlı iken 21.6.2011 tarihinde borçlu şirket temsilcisi … tarafından dava dışı … …’e, onun tarafından da 29.6.2011 tarihinde davalı …’a satılmıştır. Dava dilekçesinde davalı olarak borçlu şirket yerine şirket ortağı ve temsilcisi olarak …’un gösterilmiş olması temsilcide hata olarak değerlendirilip borçlu … … … İnş. Enerji Gıda Ltd. Şti ve borçlu şirket ile aralarında zorunlu dava arkadaşlığı bulunan, dava konusu aracı borçlu şirketten satın alan … … adına duruşma gün ve saatini bildirir davetiye çıkarılarak duruşmaya katılmalarının sağlanması, bildirecekleri delillerin toplanması ve dava konusu 21.6.2011 ve 29.6.2011 tarihli tasarrufların 6183 Sayılı AATUHK’nın 24, 27, 28, 29 ve 30.maddeler gereğince iptale tabi olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle hüküm tesisi isabetli görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 18.6.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.