Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/12320 E. 2013/16564 K. 26.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12320
KARAR NO : 2013/16564
KARAR TARİHİ : 26.11.2013

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün temyizen tetkiki davacılar ve davalı … A.Ş vekilince istenmiş, davacılar vekilince duruşma talep edilmiş olmakla, duruşma için tayin edilen 26.11.2013 Salı günü taraflardan gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacılar vekili, davalı şirkete zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı yolcu minibüsü ve tankerin çarpışması sonucu meydana gelen kazada, minibüste yolcu olarak bulunan davacılar Fatma ve Şenel’in kızı…’in vefat ettiğini, davalı şirketin aynı zamanda kazaya karışan minibüsün İhtiyari mali sorumluluk sigortası olup manevi tazminattan sorumlu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere davacı … için 700 TL. maddi 55.000 TL. manevi, Şenel için 300 TL. maddi 55.000 TL. manevi, ölenin kardeşleri olan diğer davacılar için ayrı ayrı 25.000 TL. manevi tazminatın davalının poliçelerden dolayı müştereken ve müteselsilen sorumlu olması nedeniyle davalıdan tasiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini davacı … için 33.250 TL. Şenel için 25.046,52 TL. olarak ıslah etmiştir.
Davalı … vekili kusur oranının belirlenmesi gerektiğini, davacılara 9.782 TL. ödeme yapıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davacı … için 12.226,65 TL. maddi, 30.000 TL. manevi, Şenel için 9.864,89 TL. maddi 30.000 TL. manevi,diğer davacılar için ayrı ayrı 10.000 TL. den toplam 90.000 TL. manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dava trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma ve manevi tazminatı istemine ilişkindir.Davacı vekili dava dilekçesi ile davalıya zorunlu ve ihitiyari mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olan tır ve minibüsün çarpışması sonucu minibüste yolcu olarak bulunan davacıların desteğinin öldüğünü belirtmiş ve davalının heriki aracın sigortacısı olması nedeniyle belirtilen poliçeler yönünden teselsül hükümlerine dayanmıştır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Yasası’nın 88. maddesi gereğince aynı zarardan sorumlu olanların müteselsilen sorumlu olacakları düzenlenmiş, Borçlar Kanunu’nun 142. TBK.nun 163.)maddesi gereğince ise davacıya istediği borçluya başvurma hakkı tanınmıştır. Buna göre dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacılar vekilinin temyiz itirazları yönünden; Davacıların desteği kaza tarihinde 17 yaşında bekar olarak vefat etmiştir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda desteğin gelirinden anne ve babasına ilk dört yıl ayrı ayrı %10 pay ayıracağı, kalan destek süresi içinde %5 oranında pay ayıracağı kabul edilerek hesaplama yapılmış ise de bu hesaplama şekli yerleşik Yargıtay uygulamalarına uygun değildir. Davacıların desteğinin yaşasaydı muhtemel evlenme yaşına kadar en az gelirinin yarısını ailesine ayıracağı, bir süre sonra evleneceği gelirinin bir kısmını kendine ve eşine ayıracağı gibi hususlar değerlendirilmeden anne ve baba için ayrılan yetersiz destek payına göre yapılan hesaplamaya göre karar verilmiş olması doğru görülmemiştir. Mahkemece Yargıtay uygulamaları da gözetilerek bu hususta yeniden aktüerya uzmanı bilirkişiden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması isabetli görülmemiştir.
3- Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak,
B.K.’nun 47.(TBK.56) maddesindeki özel haller dikkate alınarak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, M.K’nun 4.maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür.
Yukarıda belirtilen hususlar dikkate alındığında, takdir olunan manevi tazminatın düşük olduğu görülmüş ve hakkaniyete uygun bir manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ; Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve duruşmada vekille temsil olunmayan davacılar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, aşağıda dökümü yazılı 4.482,90 TL kalan harcın temyiz eden davalıdan alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine 26.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.