Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2013/16298 E. 2013/16447 K. 25.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/16298
KARAR NO : 2013/16447
KARAR TARİHİ : 25.11.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-

Davacı vekili, davalıların işleteni/sürücüsü ve trafik (ZMSS) sigortacısı olduğu aracın sebebiyet verdiği trafik kazasında müvekkilinin zarara uğradığını ileri sürerek, ıslahla birlikte toplam 7.991,66 TL.nın faiziyle davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı şirket vekili ile diğer davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, zarara uğrayan aracın mülkiyeti yönünden davacının dava açma ehliyeti (aktif husumet) bulunmadığından davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
2918 Sayılı KTK’nun 3.maddesinde işleten “araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehin gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir” şeklinde tanımlanmıştır.
Aynı Kanunun 85. maddesinde ise “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen bilet ile işletilmesi halinde motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.” hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda; dosya içindeki bilgi ve belgelere göre, dava konusu kazada hasarlandığı belirtilen …plakalı aracın davacı idare ile dava dışı belediye başkanlığı arasında akdedilen 05.4.2006 tarihli sözleşme ile üç yıllığına davacıya kiraya verildiği, aracın davacı idarenin kullanımında iken hasarlandığı anlaşılmaktadır. Buna göre, uzun süreli kira sözleşmesi nedeniyle işleten sıfatıyla aracı elinde bulunduran ve zilyedi olan davacı idare bu araçta meydana gelen hasarı zarar sorumlularından talep edebilecek olup, olayda aktif husumet (dava) ehliyetinin bulunduğu da açıktır.
O halde, mahkemece işin esası yönünden varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 25.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.