Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2010/3007 E. 2010/4543 K. 28.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3007
KARAR NO : 2010/4543
KARAR TARİHİ : 28.06.2010

MAHKEMESİ : … 4. İCRA MAHKEMESİ

Alacaklısını zarara uğratmak kastiyle mevcudunu eksiltmek suçundan sanıklar … ve …’in ayrı ayrı İİK’nun 331. ve TCK’nun 52. maddeleri gereğince 6 ay hapis ve 100.00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmalarına karar verilmiş, hüküm yasal süresi içerisinde sanıklar vekili tarafından temyiz edildiğinden, Yargıtay C.Başsavcılığının bozma istemli tebliğnamesiyle dosya Daireye gönderilmiş olmakla, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okunarak; GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Müşteki taraf şikayet dilekçesiyle; Borçlu şirket hakkında devam eden icra takibi nedeniyle ticaret sicilinde kayıtlı adresine hacze gidildiğinde bu adreste … Gıda Ürünleri ve Turizm Tic.Ltd.Şti.’nin faaliyette bulunduğunu, sanıkların borçlarını ödememek için muvazaalı olarak asıl borçlu şirketin anılan şirkete devredildiğini, daha sonra yeni adresine hacze gidildiğinde ise bu adresin boş olduğunu tespit ettiklerini, borçlulara ait … ve … plakalı araçların icra takibinden kısa süre önce üçüncü şahıslara sattıklarını ileri sürerek sanıkların İİK’nun 331. maddesi gereğince cezalandırılmalarına karar verilmesini talep etmiştir.
Sanıklara isnat edilen suç İİK’nun 331. maddesinde, “Haciz yolu ile takip talebinden sonra veya bu talepten önceki iki yıl içinde borçlu; alacaklısını zarara sokmak maksadıyla, mallarını veya bunlardan bir kısmını mülkünden çıkararak, telef ederek veya kıymetten düşürerek hakiki surette yahut gizleyerek muvazaa yoluyla başkasının uhdesine geçirerek veya asıl olmayan borçlar ikrar ederek mevcudunu suni surette eksiltirse, aleyhine aciz belgesi aldığını veya alacaklı alacağını alamadığını ispat ettiği takdirde, altı aydan üç yıla kadar hapis ve bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.” Şeklinde düzenlendiği dikkate alındığında; borçlu sanıkların işyerlerini … Gıda Ürünleri ve Turizm Tic.Ltd.Şti.ne devredip devretmedikleri, varsa bu devirden elde edilen paranın akibetinin ne olduğu, her iki şirket arasında fiili ya da hukuki bağ bulunup bulunmadığı, ortaklarının kimler olduğu hususlarında her iki şirkete ait defter ve kayıtlar ile banka hesapları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak devir işleminin alacaklıyı zarara sokmak kastiyle yapılıp yapılmadığı, yine bu çerçevede … ve … plaka sayılı araçların da üçüncü kişilere satılıp satılmadığı, satılmışsa alıcılarının sanıklarla bir yakınlıklarının bulunup bulunmadığı, satıştan elde edilen para ile ne yapıldığı hususları saptanmadan eksik inceleme ile cezalandırılmalarına karar verilmesi isabetsiz olduğundan temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmekle hükmün istem gibi BOZULMASINA, 28.06.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.