Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2013/2548 E. 2013/16135 K. 21.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/2548
KARAR NO : 2013/16135
KARAR TARİHİ : 21.11.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, müvekkili sigorta şirketi tarafından işyeri sigorta poliçesi ile sigortaladığı dava dışı Kar-Pol. İnş. Malz. San. ve Tic. AŞ.ne ait işyerindeki makinelerin, davalı … müdürlüğünün su şebekesine çamurlu su karışmasına rağmen işletmelere su vermeye devam etmesi sonucu hasarlandığını, müvekkilinin zarar görenlere 17.885,00 TL hasar tazminatı ödendiğini, bu tazminatın TTK’nun 1301 maddesi gereğince ödeme tarihi 06.03.2009 tarihinden itibaren işyelecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davalı şirket ile davacnın sigortalısı olan şirket arasında imzalanan Su Satış Sözleşmesinin 5.maddesine göre müdürlüğün vuku bulacak arızalardan sorumlu olmayacağının belirtildiği,böyle bir durumda sigortalının kendi deposundaku suyu kullanması gerektiğini belirterek haksız açılan davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre,dava dışı sigortalı firmanın makinelerinde meydana gelen hasardan davalının %100 oranında birici dereceden kusurlu olduğu ve 17.606,00 TL zararın oluştuğundan bu miktarın 06.03.2009 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar vermiş; hüküm, davacı vekili ve davalı vekili tarafından, temyiz edilmiştir.
Dava, İşyeri sigorta poliçesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
1.Davacı … şirketinin, temyize cevap dilekçesinde kararı temyiz ettiğini belirtmiş ise de temyiz dilekçesi temyiz esas defterine kaydedilmediği gibi temyiz harcı da yatırılamadığı, bu hali ile usule uygun bir temyiz dilekçesi olmadığından, temyiz dilekçesinin reddi gerkmiştir.
2. Davalının temyizine gelince:
Mahkemece, karara esas alınan ve iki makine mühendisi ve bir iktisat bölümü öğretim görevlisi tarafından dezenlenen bilirkişi raporunda, sigortalı ile davalı arasında imzalanan “Su Satış Sözleşmesi” gereği, davalının temiz su getirme yükümlülüğü bulunduğu, olay günü çamurlu suyun dava dışı sigortalıya ait arıtma tesisine gitmeden önce vanaları kapatması gerektiği, ancak bunu yapmayarak zararın meydana gelmesinde birinci dereceden %100 kusurlu olduğu belirtilmiştir.
29.01.2009 tarihinde sağanak yağışın, döşemealtı yağmursuyu deşarj kanallarının taşmasına sebep olduğu, şebekeyi besleyen su kaynaklarının çamurla kaplanması ve çamurlu suyun sigortalı işyerinde kullanılması sırasında ön filtre ve mebranların zarar görmesine neden olduğu anlaşılmaktadır.
Davalı ve dava dışı sigortalı arasında imzalanan Su Satış Sözleşmesine göre, sigortalının sanayi bölgesindeki su ihtiyacının davalı tarafından karşılandığı, anılan sözleşmenin 4.maddesine göre müşterinin en az 24 saat su ihtiyacanı karşılıyacak kapasitede yedek deposunu yapması gerektiği, 5.maddesinde ise davalının vuku bulacak arızaları en kısa sürede onaracağı, ancak iradesi dışında vuku bulacak arızalardan sorumlu olmayıp, müşterinin böyle bir durumda kendi deposundaki suyu kullanacağı ve herhangi bir zarar ziyan talebinde bulunmayacağı belirtilmiştir.
Bu sözleşme gereğince sigortalının da bir deposu olduğu keşif sırasında görülmüş, dinlenen davalı tanıkları olaydan sonra çamurlu suyla ilgili olarak abonelerin bir kısmını sözlü veya telefonla uyardıklarını ve bir kısmının kendi vanalarını kapattıklarını belirtmiştir. Sigortalının da davalıdan arıza ile bilgi istediği dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Bilirkişi raporunda, dava dışı sigortalının şebekeden çamurlu suyun geldiğini farketmesine rağmen kendi vanasını kapatmaması ve deposundaki temiz suyu kullanamamasının hasarın meydana gelmesinde katkısı olup olmadığının tartışılmadığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece yapılacak iş, olayın ve hasarın meydana gelişi ve davalı ile sigortalı arasında imzalanan sözleşme hükümleri gereğince dava dışı sigortalı firmanın, hasarın meydana gelmesinde kusuru bulunup bulunmadığının saptanması yönünde sigorta hukukunda uzman bilirkişinin de yer alacağı yeni bir birlirkişi heyetinden rapor alınarak oluşacak sonuca göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmadan yetersiz bilirkişi raporu esas alınarak yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda (1)nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı … vekilinin temyiz dilekçesinin reddine ve (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 21.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.