Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2013/2862 E. 2013/4604 K. 29.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/2862
KARAR NO : 2013/4604
KARAR TARİHİ : 29.04.2013

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVACILAR : …, …
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
KANUN YOLU : TEMYİZ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

Kadastro sonucunda … Köyü … ada 1114 parsel sayılı 86092.49 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, ham toprak niteliği nedeniyle Hazine adına tescil edilmiştir. Davacılar … ve …, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne, çekişmeli 146 ada 1114 parsel sayılı taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile, fen ve orman bilirkişilerinin 23.10.2012 tarihli rapor ve eki krokilerinde (A) harfi ile gösterilen 5252,92 m2 bölümün eşit paylar ile davacılar … ve … adlarına tesciline, geriye kalan (B) harfi ile gösterilen 3565,17 m2 ve (C) harfi ile gösterilen 77274,40 m2 bölümlerin davalı Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın temyize konu (A) bölümünün tarım arazisi niteliğinde bulunduğu, kamu yararına tahsis edilen, devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan veya yasalar gereğince devlete intikal eden yerlerle ilgisinin olmadığı, davacı taraf lehine zilyetlikle mülk edinme şartlarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. Dava konusu taşınmaz ham toprak vasfı nedeniyle Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacılar, imar-ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetlik hukuki nedenlerine dayanarak tescil isteğinde bulunmuştur. Bir taşınmazın kullanım süresi ile niteliğini ve üzerindeki imar-ihya işlemlerinin tamamlandığı tarihi en iyi belirleme yöntemi hava fotoğraflarıdır. Hava fotoğraflarının ise en az iki ayrı zamana ilişkin olması gerekir. Bu konuda sağlıklı bir yargıya ulaşmak için kadastro tespiti 2001 yılında yapıldığına göre taşınmazın bu tarihten 20 yıl önceki niteliğinin belirlenebilmesi için en sonuncusu 1980-1981 yıllarına ait olmak üzere stereoskopik hava fotoğraflarının dosya arasına konulması ve bu fotoğrafların stereoskopla incelenmesi gerekir. Stereoskopik hava fotoğrafı, bir stereoskop altında incelendiğinde arazinin üç boyutlu görülmesi, taşınmazın çekim tarihindeki sınırlarının ve niteliğinin belirlenebilmesi, bu yolla taşınmazın tarım arazisi olup olmadığının ve taşınmaz üzerinde sürdürülen zilyetliğin süresinin net bir biçimde tespitinin yapılabilmesi mümkündür. Mahkemece uyuşmazlığın çözüme kavuşturulabilmesi için gerekli bulunan hava fotoğraflarından yararlanılmamıştır. Diğer yandan yapılan keşifte ./…
2013/2862 – 4604 Sayfa: 2

zilyetlik tanıkları dinlenilmemiş, taşınmazın niteliği ile ilgili alınan zirai bilirkişi raporundaki değerlendirmelerin dava konusu taşınmaza mı yoksa davacı adına tescil edilen 146 ada 1076 parsel sayılı taşınmaza mı ait olduğu hususundaki çelişki giderilmemiş, zirai bilirkişi raporundaki çelişkiyi giderecek şekilde 3 kişilik zirai bilirkişi kurulundan taşınmazın niteliği ile ilgili rapor alınmamış; taşınmazın öncesi yönünden gerektiğinde tespit bilirkişilerinin beyanına başvurulması gereği düşünülmemiş, taşınmazın tüm yönlerinden çektirilecek fotoğraflar üzerinde taşınmazın davaya konu bölümü işaretlettirilmemiş, bilgisiyar programı aracılığı ile taşınmazın uydu fotoğrafları üzerine kadastro paftası çakıştırılmamış, keşif sırasında alınan beyanlar hava fotoğrafları ile denetlenmemiştir. Hal böyle olunca, öncelikle dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgeye ait hava fotoğrafları Harita Genel Komutanlığı’ndan tarihleri açıkça yazılmak suretiyle istenilerek dosya arasına konulmalıdır. Bundan sonra, 3 kişilik ziraat mühendisleri kurulu, jeodezi veya fotogrametri uzmanı harita mühendisinden oluşacak bilirkişi heyeti aracılığıyla yapılacak keşifte, belirtilen tarihlerde çekilmiş stereoskopik hava fotoğraflarının stereoskop aletiyle yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda incelemesi yaptırılmalı, çekişme konusu taşınmazın konumu hava fotoğraflarında ve uydu fotoğraflarında kadastro paftası ile çakıştırılmak suretiyle gösterilmeli, dava konusu taşınmazın önceki ve şimdiki niteliğinin, imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığının ve tamamlandığının, arazinin ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığının tespitine çalışılmalı, taşınmazın tarım arazisi olduğu sonucuna varıldığı takdirde davacıların tespit tarihine kadar 20 yılı aşkın zilyetliklerinin olup olmadığı tereddüde yer bırakmayacak şekilde belirlenmeli, zilyetlik tanıklarının, mahalli bilirkişilerin, gerektiğinde tespit bilirkişilerinin taşınmazın niteliği ve taşınmaz üzerinde sürdürülen zilyetliğe ilişkin beyanları, bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan söz konusu bilirkişi raporuyla denetlenmeli, taşınmazın tüm yönlerinden çektirilecek fotoğraflar üzerinde taşınmazın davaya konu bölümü işaretlettirilmeli,dinlenilen beyanlar arasında çelişki çıkması durumunda bu çelişki yöntemince giderilmeli, daha sonra iddia ve savunma çerçevesinde toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 29.04.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.