Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2011/528 E. 2011/1921 K. 17.02.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/528
KARAR NO : 2011/1921
KARAR TARİHİ : 17.02.2011

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 30.06.2005 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı istenmesi üzerine bozmaya uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 04.07.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, 4438 parsel sayılı taşınmazının genel yola bağlantısı bulunmadığını ileri sürerek, davalıya ait 5103 parsel sayılı taşınmazdan geçit hakkı kurulmasını istemiştir.
Davalı, davacıya ait taşınmazın doğu sınırının köy boşluğu olduğunu ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hükmü davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, Türk Medeni Kanununun 747. maddesine dayanılarak açılmış geçit hakkı kurulması istemine ilişkindir.
Ülkemizde arazi düzenlenmesinin sağlıklı bir yapıya kavuşmamış olması ve her taşınmazın yol ihtiyacına cevap verilmemesi geçit davalarının nedenidir. Geçit hakkı verilmesiyle genel yola bağlantısı olmayan veya yolu bulunsa bile bu yol ile ihtiyacı karşılanamayan taşınmazın genel yolla kesintisiz bağlantısı sağlanır. Uygulama ve doktrinde genellikle bunlardan ilkine “mutlak geçit ihtiyacı” veya “geçit yoksunluğu”, ikincisine de “nispi geçit ihtiyacı” ya da “geçit yetersizliği” denilmektedir.
Somut olayda, 4438 parsel sayılı taşınmazın mutlak geçit ihtiyacı içinde bulunduğu açıktır. 03.06.2008 tarihli fen bilirkişi raporunda geçit seçenekleri belirlenmiştir. Davacı vekili 04.07.2008 tarihli oturumda, davacının fiili kullanımında olan fen bilirkişi raporunda mavi renkle gösterilen bölümden geçit kurulmasını istemiştir.
Mahkemece, geçit istenen bölümün davalı taşınmazının kullanım bütünlüğünü bozduğunu, HUMK’nun 74. maddesi uyarınca isteme aykırı karar verilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Geçit istemli davalarda, mutlak geçit ihtiyacı içerisindeki taşınmazın genel yola bağlantısını sağlayan seçenekler belirlenmeli, bu seçeneklerden, taşınmazın kullanım bütünlüğünü bozmayacak biçimde ve komşuluk hukuku ile fedakarlığın denkleştirilmesi ilkeleri gözetilerek en uygun yerden geçit kurulmalıdır. Geçit ihtiyacı içerisindeki taşınmaz malikinin, bu ilkelere aykırı ısrarlı istemi halinde davanın reddi yoluna gidilmelidir.
Somut uyuşmazlıkta, davacı vekilinin 04.07.2008 tarihli oturumda fen bilirkişi raporuna karşı beyanında, raporda mavi renkle gösterilen bölümden geçit kurulmasının uygun olacağını belirtmesi ısrar olarak değerlendirilemez. Anılan fen bilirkişi raporunda … ve kırmızı renkle işaretlenen 18,38m2 alanın en uygun geçit yeri olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle, mahkemece bu bölümden geçit kurulması gerekirken davacı vekilinin beyanının ısrar olarak kabul edilerek davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana geri verilmesine, 17.02.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.