Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2011/3111 E. 2011/4754 K. 11.04.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3111
KARAR NO : 2011/4754
KARAR TARİHİ : 11.04.2011

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı tarafından, davalı aleyhine 09.03.2010 gününde verilen dilekçe ile tapuda isim düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 10.11.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Davacı, 141 ada 3 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydında adının ve baba adının düzeltilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, tapu kaydında hatalı yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi istemine ilişkindir. Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet hakkı sahibinin isim, soy isim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu tür davalarda kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir.
Somut olayda, davacı 141 ada 3 parsel no’lu taşınmazın tapu kaydında “… oğlu …” şeklinde yazılı adının “… oğlu …” olarak düzeltilmesine karar verilmesini istemiştir. Dava konusu taşınmazın 20.06.2008 tarihinde düzenlenen kadastro tutanağının edinme sebebinde “20 yılı aşkın zamandan beri … oğlu … tarafından kullanıldığı malikin 2002 yılında öldüğü mirasçılarının tespitinin yapılamadığı belirtilerek ölü … oğlu … adına tespit edildiği” belirtilmektedir. Duruşmada tanık olarak dinlenen tutanak bilirkişileri ise beyanlarında “bu yeri önceden davacının babasının
kullandığını, babasının vefat ettikten sonra burayı davacının kullanmaya başladığını” beyan etmişlerdir. Dosya arasındaki nüfus kaydından davacının babası …’ın 24.06.2001 tarihinde ölmüş olduğu anlaşılmaktadır. Tüm delillerin değerlendirilmesinden tapu malikinin ölü olduğu anlaşıldığından davacı iddiasını ispatlayamamıştır.
Mahkemece, davacı iddiasını ispatlayamadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru olmamış hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 11.04.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.