YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/10375
KARAR NO : 2011/14449
KARAR TARİHİ : 13.10.2011
1-… 2-… vekili avukat … ile 1-… 2-… 3-… vekili avukat … 4-… İnş. San Tic. Ltd. Şti. 5-… 6-… Bankası vekili avukat … aralarındaki dava hakkında … 3.Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 13.10.2009 tarih ve 206-361 sayılı hükmün Dairenin 11.11.2010 tarih ve 4643-14955 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davalı avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.
KARAR
Davacılar, davalı şirketten 9.10.2007 tarihli harici satış sözleşmesi ile 160.000,00 TL bedelle bir daire satın aldıklarını, davalı şirketle diğer davalılar arsa sahipleri olan …, … ve … arasında kat karşılığı inşaat sözleşmesinin bulunduğunu, sözleşmeye göre bedelin taksitler halinde ödeneceğinin kararlaştırıldığını, 135.000. TL bedel ödemelerine rağmen şirketin faaliyetlerine son vermesi neticesinde inşaatların yarım kalması durumunun ortaya çıktığını, şirket yöneticilerden … ve …’nin …’i terk ettiklerini, çok sayıda mağdurun savcılığa başvurduğunun ortaya çıktığını, böylece inşaatların tamamlanma imkanının ortadan kalktığını bildirerek öncelikle sözleşmeye konu dairenin adlarına tapuya kayıt ve tesciline, 30.05.2008 vadeli senedin iptali ile ödedikleri satış bedelinden kendilerine iadesine gereken miktarın tespiti ile bu aşamada 70.000,00 TL olan satış bedelinin davalı şirket ve yönetici konumundaki … ve …’den faizi ile tahsilini istemişlerdir.
Davalı arsa malikleri davanın reddini dilemişler, diğer davalılar davaya cevap vermemiştir. Dahili davalı Banka, davaya konu senedi diğer davalı şirketin bankadan kullanmış olduğu kredi borcuna karşılık verildiğini, bononun illetten mücerret olup, iyiniyetli 3.kişi konumunda bulunduklarını savunarak senede ilişkin talebin reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davalı arsa sahiplerine yönelik davanın reddine, diğer davalılara yönelik davanın kabulüne, 70.000 TL’nin davalı yüklenicilerden tahsiline, 30.5.2008 vadeli 2011/10375-14449
25.000 TL bedelli senet sebebiyle borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmiş; hüküm, davacılar ve dahili davalı banka tarafından temyiz edilmiştir. Karar Dairemizin 11.11.2010 tarih ve 2010/4643 Esas ve 2010/14955 Karar sayılı ilamı ile onanmış; dahili davalı banka bu kez karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
Davacılar, yüklenici davalılardan daire satın aldıklarını, kalan bedelin taksitle ödenmesinin kararlaştırıldığını, ödemeler yapılırken yüklenicilerin inşaatı tamamlanmadan yarım bıraktıklarını ileri sürerek ödenen bedelin tahsili ile davalı tarafa verilen senetten dolayı borçlu olmadıklarının tespitini istemişlerdir. 4077 sayılı yasanın 6/A maddesi gereğince taksitli satışlarda, her bir taksit ödemesi için ayrı ayrı senet düzenlenmesi ve senetlerin nama yazılı olması zorunlu olup, mahkemenin de kabulü bu yöndedir. Ne var ki dosya içerisinde bulunan 9.10.2007 tarihli sözleşmeden her bir taksit için ayrı ayrı senet düzenlendiği anlaşılamamaktadır. Bu durumda bankanın iyiniyetli hamil olup olmaması önem taşımaktadır. Öyle olunca, Mahkemece her bir taksit için ayrı ayrı birden fazla senet düzenlenip düzenlenmediği araştırılarak eğer tek bir senet düzenlenmiş ise senedin geçersizliği iyiniyetli hamile karşı ileri sürülemeyeceğinden bankanın iyiniyetli hamil olup olmadığı araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmelidir. Aksi halde, birden fazla senet düzenlenmiş olması durumunda bankanın iyiniyetli olup olmasına bakılmaksızın şu andaki gibi karar verilmesi gerekir. Bu nedenle kararın bozulması gerekirken zuhulen onandığı bu kez yapılan inceleme ile anlaşıldığından, davalının karar düzeltme talebi kabul edilmeli ve dairemiz onama kararı kaldırılıp, hükmün bozulmasına karar verilmesi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle davalı bankanın karar düzeltme isteminin kabulüne, dairemizin 11.11.2010 tarih ve 2010/4643 Esas ve 2010/14955 karar sayılı onama kararının kaldırılmasına, mahkeme hükmünün dahili davalı banka yararına BOZULMASINA, 30.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.