YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/881
KARAR NO : 2011/2524
KARAR TARİHİ : 02.03.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı tarafından, davalı aleyhine 14.12.2009 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydında isim tashihi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 12.10.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, 14.12.2009 havale tarihli dava dilekçesinde tapu kaydına yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi istemiyle “… Tapu Sicil Müdürlüğü’ne İzafeten Hazine vekili” hasım gösterilerek açılmıştır.
Davalı, davanın reddini istemiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş olup; hükmü davalı vekili temyiz etmiştir.
Tapu sicilindeki yanlışlıklardan kaynaklanan davalarda yasal hasım, kayıtları tutmakla görevli ve sorumlu tapu sicil müdürlükleridir. Bu nedenle dava doğrudan tapu sicil müdürlüğüne yöneltilmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 17.03.1999 tarihli ve 1999/14-165-149 sayılı kararı da bu yöndedir.
Uygulamada davaların sıkça “Tapu Sicil Müdürlüğüne izafeten Hazine” hasım gösterilerek açıldığı görülmektedir. Hazine vekili, 4353 sayılı kanunun 18.maddesine göre kanuni temsilci sıfatıyla idareyi temsil eder. Bu nedenle “Tapu Sicil Müdürlüğüne izafeten Hazine” hasım gösterilerek dava açıldığında, davanın husumet yokluğundan reddi yerine dava dilekçesinin doğru hasım olan “Tapu Sicil Müdürlüğüne” tebliğinin sağlanması ve bundan sonra davaya devamla bir hüküm kurulması gerekir.
Somut uyuşmazlıkta, “Tapu Sicil Müdürlüğüne izafeten Hazine vekili” hasım gösterilerek dava açılmış ve davalı Tapu Sicil Müdürlüğü’ne yapılması gereken duruşma gününü gösterir tebligat parçasında da “Davalı … Tapu Sicil Müdürlüğü’ne izafeten Hazine” ibaresi yer almıştır. Mahkemece yapılması gereken iş; dava dilekçesinin doğru hasım olan “Tapu Sicil Müdürlüğüne” tebliği ile bundan sonra davaya devam ederek bir hüküm kurmak olmalıdır. Karar bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 02.03.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.