Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/563 E. 2011/15315 K. 25.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/563
KARAR NO : 2011/15315
KARAR TARİHİ : 25.10.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat … ile davacı vekili avukat … gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı banka ile imzaladığı avukatlık hizmet sözleşmesi gereğince, davalı Bankanın avukatlık görevini üstlendiğini, ancak banka tarafından 5.9.2005 tarih ve 0710 sayılı yazı ile dosyalar geri istenilerek görevine son verildiğini, hizmetinin karşılığı avukatlık ücreti alacaklarının ve yaptığı masraflarının ise ödenmediğini, davalıdan 23.887,00 TL vekalet ücreti alacağının bulunduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla vekalet ücreti nedeniyle 4.000,00.-TL yapmış olduğu masraflar nedeniyle de 200,00 TL olmak üzere toplam 4200,00 TL’nin 5.9.2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiş, ıslah dilekçesiyle de ücret miktarını 15.288,27 TL’ye, masraf miktarını ise 944,50 TL’ye çıkarmıştır.
Davalı, davacının 5.9.2005 tarih ve 710 sayılı yazı ile görevine son verildiği iddiasının doğru olmadığını, Banka tarafından davacıya azilname gönderilmediğini, söz konusu yazıda, dosyaların kadrolu avukatlarca takip edilmesinin daha doğru olacağı belirtilerek, dosyaların teslim edilmesinin talep edildiğini, bu dava ile fesih iradesini ortaya koyan davacının ise ücret talebinde haklı olmadığını savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, 10.6.2010 tarihli bilirkişi raporu esas alınarak davanın kabulüne, 15.288,27 TL vekalet ücreti, 944,50. TL masraf olmak üzere toplam 16.232,77 TL’nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, alacağın 4.200 TL’lik kısmına dava tarihinden, kalan 12.032,77 TL’lik kısmına ise ıslah tarihi olan 16.09.2010 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına karar verilmiş, hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2011/563-15315
2-Dosyada bulunan ve taraflar arasında düzenlenen “vekalet sözleşmesi” başlıklı sözleşmenin, 12. maddesinin 1. fıkrasında sözleşmenin süresinin bir yıl olduğu, tarafların, sözleşmenin bitiminden bir ay önce yazılı olarak fesih ihbarında bulunmadıkları takdirde, aynı koşullarla sözleşmenin bir yıl uzayacağı, aynı maddenin 2. fıkrasında taraflarca her zaman yazılı ihbar tarihinden itibaren bir ay sonra geçerli olmak üzere sözleşmenin fesih edilebileceği, 13. maddesinde, sözleşmenin feshi halinde avukatın üzerindeki dosyaları ve tüm belgeleri bir aylık süre sonunda Bankaya teslim etmekle yükümlü olduğu, aynı maddenin son fıkrasında da, bu durumda avukatın, ilamda belirtilen avukatlık ücretinden hizmeti oranında yararlanacağı ve başkaca bir hak iddia edemeyeceği kararlaştırılmıştır.
Sözleşmenin 1. maddesinde, avukatın bankanın leh ve aleyhine açılmış ve açılacak her türlü adli ve idari davalarla, mukabil davaları, icra takiplerini ve kendisine verilecek diğer işleri takip etmekle yükümlü olduğu, 2.fıkrasında, verilen hukuki işlemlerin tamamlanmasını sağlayan ek dava ve icra takipleri ile karşılıklı dava ve mütalaaların, paranın tahsili için açılan takip ve davaların ayrılmaz parçası, devamı sayıldığından, ayrıca ek bir ücreti gerektirmediği, ücretin belirlendiği sözleşmenin 2/1. maddesinin (a) fıkrasında, avukata 1. maddede belirtilen işlerle ilgili olarak banka tarafından, işin 3 ay içinde tamamlanması durumunda %8, işin 6 ay içinde tamamlanması durumunda %6, işin 9 ay içinde tamamlanması durumunda %4, işin 12 ay veya daha uzun zamanda tamamlanması durumunda %2 oranında brüt, (b) fıkrasında, verilen … sonuçlandığında İcra Müdürlükleri ile Yargı Organlarınca banka yararına hükmedilen vekalet ücretlerinin %50’si oranında vekalet ücretinin ödeneceği, 2/2. maddesinde, ücrete esas olacak tutarın, avukata aktarılan işin takip ya da davaya konu asıl alacak tutarı olacağı, faiz, senet ya da diğer yan dosyalar nedeniyle avukata ayrıca bir vekalet ücreti ödenmeyeceği, 2/3. maddesinde, ödemelerin, avukata verilen işin, tüm aşamalardan geçip sonuçlandığında, bankanın alacağı tümüyle tahsil edildiğinde ya da bakiye alacak aciz belgesine bağlandığında yapılacağı, ayrıca hiçbir ad altında ücret ödenmeyeceği, ancak kısmi tahsilatlarda, fiilen tahsil edilen kısım üzerinden 2.1/a maddesine göre hesaplanacak ücretin %50’sinin, tahsil edilen paraların fiilen Banka kasasına girmesini takiben 3 gün içinde ilgili avukata ödeneceği, bu ödemenin, sözleşme hükümlerine göre … bitiminde veya bakiye alacağın aciz belgesine bağlanmasında avukata ödenecek toplam ücretten mahsup edileceği, 3. maddesinde, bankanın, avukata verdiği dava ve icra takiplerini, talimatı ile bulunduğu safhada durdurmak veya vazgeçmek suretiyle takipten kaldırmak veya avukattan alarak başka avukata vermek yetkilerine haiz olduğu, bu durumda bankanın, davanın ve takibin bulunduğu aşamaya göre ödenecek vekalet ücretinin miktarını saptamaya yetkili olduğu, avukatın buna herhangi bir itirazının olmayacağı, 4/3. maddesinde, bankanın herhangi bir nedenle (… bölümü, … dağılımı, sözleşmenin feshi vb.) avukatın bakmakta olduğu işi bir başka avukata aktarırsa veya başka bir avukatın baktığı işi avukata aktarırsa, bu durumda vekalet ücretinin dosyadaki emeğe göre dağıtılacağı, 4/5. maddesinde avukatın tahsilat yapılamayan dosyaları, aciz belgesi alınıncaya kadar sürdürmek zorunda olduğu, ancak aciz belgelerinin bankaya ulaşması halinde avukatlık ücretine hak kazanacağı, aciz belgesi ile sonuçlanan işlerde avukata 2/b bendi uyarınca belirlenen ücretinin 1/2’si oranında ücretin ödeneceği, başka bir ücretin ödenmeyeceği belirtilmiştir.
Yine dosyada bulunan, davalı tarafından davacıya gönderilen 5.9.2005 tarihli ihtarla, davacının nezdinde bulunan dava ve takip dosyalarının, Bankanın tam gün sözleşmeli avukatları tarafından takip edilmesi uygun görüldüğünden teslimi talep edilmiş, davacı da bunun üzerine 13.9.2005 tarihli ihtarla vekalet ücretinin tahsilini talep etmiştir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, “vekalet ücretinin tahsilat koşuluna bağlandığı, tahsilat yapılmaması halinde avukatın hiçbir ücret alamayacağının anlaşıldığı, bu 2011/563-15315
şekilde salt kazanma şartına bağlanan ücret sözleşmelerinin geçerli olmayacağı” belirtilmişse de, taraflar arasında düzenlenen sözleşme, hizmet-hukuk müşavirliği niteliğinde bir sözleşme olup geçerlidir. Bu nedenle sözleşme ile belirlenen ücretin, Avukatlık Kanununun 164. maddesinin 4. fıkrasının 1. cümlesinde belirtilen anlamda bir ücret olduğu kabul edilemez. O halde dava konusu ihtilafın, tarafların serbest iradeleri ile düzenledikleri ve geçerli olan bu sözleşme hükümlerine göre çözümü gereklidir. Sözleşmenin 12. maddesi gereğince, bir ay sonra hüküm ifade etmek üzere, tarafların her zaman yazılı ihbarla sözleşmeye son verebilecekleri kararlaştırıldığına göre, davalı bankanın sözleşmenin bitim tarihinden önce, 13.9.2005 tarihinde gönderdiği ihtarla dosyaların teslimini istemesi, haksız fesih sayılamayacağı gibi, Avukatlık Kanununun 174. maddesi anlamında haksız azlin sonuçlarını doğuran bir fesih de değildir. Olayda bu nedenle Avukatlık Kanununun 174. maddesi hükmünün uygulanması düşünülemez. Bu durumda davacının öncelikle, sözleşmenin sona erdiği tarih itibariyle ve az yukarda belirtilen sözleşme koşullarına göre tahsilatla sonuçlandırdığı veya kısmi tahsilatın sağlandığı, ya da alacağın aciz belgesine bağlandığı işler nedeniyle, sözleşmenin 2. maddesi gereğince işin tamamlanma süresine göre ve yine sözleşmede öngörülen oranlarda ücret isteyebileceğini kabul etmek gereklidir. Bununla birlikte sözleşmenin sona erdirildiği tarih itibariyle sonuçlanmayan ve devam edip ne olacağı belli olmayan dosyalar nedeniyle de, sözleşmenin 2. maddesinde öngörülen ücret baz alınarak ve bu miktarın altında olmak üzere, davacının davalıya sağladığı hukuki yardım nedeniyle sarf etmiş olduğu emek ve mesaiye karşılık hak ve nesafete uygun bir avukatlık ücretinin ödenmesi gerektiği de kabul edilmelidir. O halde mahkemece yukardaki açıklamalar ışığında, davacının talep edebileceği vekalet ücreti alacağı konusunda bilirkişilerden ek rapor alınarak, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, açıklanan hususlar göz ardı edilerek, yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Birinci bent gereğince davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, 825,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 25.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.