YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5461
KARAR NO : 2011/14404
KARAR TARİHİ : 13.10.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne,kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı idareden ihale ile 23.2.1995 tarihinde 215 ve 216 parsel numaralı taşınmazları satın aldığını, daha sonra 19.6.2006 tarihinde dava dışı orman idaresinin kendisine karşı dava açıp, satılan yerlerin orman sınırları içerisinde kaldığından bahisle tapu kayıtlarını iptal ettirdiğini ileri sürerek anılan taşınmazların rayiç değerlerinin tespiti ile şimdilik 11.646,90 TL ‘nin tahsiline karar verilmesini istemiş; bilahare verdiği ıslah dilekçesi ile de toplam 14.353 TL’nin ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacının ancak ödediği satış bedelini isteyebileceğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, bozma ilamı doğrultusunda alınan bilirkişi raporu uyarınca davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece Dairemizin 15.12.2009 tarihli 2009/6712-14866 sayılı ilamına uyulmak suretiyle denkleştirici adalet ilkesi doğrultusunda alınan bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulü ile 441,03 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Bozma ilamı uyarınca yapılan uygulama kural olarak doğrudur. Ne var ki, davacı alınan bilirkişi raporuna itiraz etmiş olup gerek uyulan bozma ilamı gerekse dairemiz yerleşik içtihatlarında belirtilen ekonomik etkenler sınırlı olarak sayılmamıştır. Denkleştirici adalet ilkeleri ile geçersiz sözleşmelerin tasfiye edilmesindeki amacın adalet ve hakkaniyet duygularını zedelemeyecek bir sonucun elde
2011/5461-14404
edilmesi olduğu hiçbir zaman gözardı edilmemelidir. Öyle olunca mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporundaki ekonomik etkenlere ek olarak dava konusu taşınmazların bulunduğu yöredeki emsal taşınmaz fiyatları ve borsa endeksi de kullanılarak ödenen bedelin dava tarihinde ulaşacağı alım gücünün belirlenmesi ayrıca banka mevduat faizlerinin de yıllar itibariyle Merkez Bankasından sorulmak suretiyle ekonomik kriterlere dahil edilmesi ve yine her yıla ait nemaların ve artışların yıllar itibariyle ana paraya eklenerek hesaplanması bu konuda uzman bilirkişi kurulu oluşturulmak suretiyle rapor alınması ve raporların taraf, hakim ve Yargıtay denetimine elverişli olması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yetersiz bilirkişi raporuna dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle mahkeme kararının davacı yararına BOZULMASINA, 13.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.