YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8047
KARAR NO : 2022/527
KARAR TARİHİ : 24.01.2022
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TENKİS
Taraflar arasında görülen, tapu iptali ve tescil, tenkis istekli davada bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; asıl davanın reddine, birleştirilen 2005/463, 2004/55, 2011/437, 2003/570 Esas sayılı dosyalar yönünden davanın kabulüne dair verilen karar, süresi içinde davalı Gaziantep Eğitim ve Hizmet Vakfı ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Asıl ve birleştirilen davalarda davacılar, mirasbırakan … …’nın mirastan mal kaçırma ve saklı payı ihlal etme kastıyla; 47 parsel sayılı taşınmazın ½ payını ölünceye kadar bakma akdiyle davalı … …’ya, 57 parsel sayılı taşınmazı satış suretiyle davalı …’e, 9 parsel sayılı taşınmazdaki 11 nolu bağımsız bölümü satış suretiyle davalı …’a, …’in de satış suretiyle davalı …’a, 67 parsel sayılı taşınmazı bağış suretiyle Gaziantep İslami Hizmet Vakfına, vakfın da davalı Gaziantep Eğitim ve Hizmet Vakfına satış suretiyle temlik ettiğini ileri sürerek, tapu kayıtlarının iptali ile adlarına tescilini, bağış yönünden tenkise karar verilmesini istemişlerdir.
II. CEVAP
Asıl ve birleştirilen davalarda davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 16/12/2009 tarihli ve 2003/645 E., 2009/540 K. sayılı kararıyla; birleştirilen 2005/463 Esas sayılı davanın kabulüne, asıl ve birleştirilen diğer davaların reddine, karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
1.Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ve davalı … tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
2. Bozma Kararları
2.1. Dairenin 15.07.2010 tarihli ve 2010/7195 E., 2010/8319 K. sayılı kararıyla; “… asıl davanın konusu 47 parselin ½ payının davalıya ölünceye kadar bakma koşuluyla temlikinin mirasçıdan mal kaçırma amaçlı olmadığı saptanarak bu parselle ilgili ret kararı verilmesi doğrudur, birleştirilen dava konusu 57 parsel sayılı taşınmazın davalı …’e satış suretiyle yapılan temlikinin muvazaa ile illetli olduğu belirlenerek birleştirilen 2005/463 Esas sayılı dosya yönünden davanın kabulüne karar verilmesi de doğrudur, davacıların bu yöne ilişkin, davalı …’nin ise tüm temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine. Birleştirilen 2003/570 Esas sayılı davanın konusu olan ve davalı Vakıfa bağış yolu ile temlik edilen 67 parsel sayılı taşınmaz yönünden tenkis isteği bakımından inceleme yapılması gerekirken bu parsel yönünden davanın reddine karar verilmesinin isabetsiz olduğu, birleştirilen 2004/55 Esas sayılı davanın konusu olan 9 parsel üzerindeki 11 no.lu bağımsız bölüm yönünden Mahkemece öncelikle davacılar Senem ve İclal’e tescil davası açma konusunda olanak tanınması, açıldığı taktirde eldeki dava ile birleştirilmesi ondan sonra bir inceleme ve değerlendirme yapılması gerektiği, hal böyle olunca mirasbırakandan tüm mirasçılarına intikal eden taşınır taşınmaz mallar ve haklar araştırılmalı, tapu kayıtları ve varsa öteki delil ve belgeler merciilerinden getirtilmeli, herbir mirasçıya nakledilen malların ve hakların nitelikleri ve değerleri hakkında uzman bilirkişiden rapor alınmalı, böylece yukarda değinilen anlamda bir paylaştırma kastının bulunup bulunmadığı açıklığa kavuşturulmalıdır…” gerekçesiyle bozulmuştur.
2.2. Dairenin 24.12.2012 tarihli ve 2012/8481 E., 2012/15744 K. sayılı kararıyla; “… kısa kararda, davanın kabulüne denildikten sonra gerekçeli kararda, Mahkemenin 2003/645 E. ve birleşen Gaziantep 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/463 E. sayılı dosyalar yönünden verilen karar kesinleştiğinden karar verilmesine yer olmadığına denilerek kısa karara çelişkili olarak gerekçeli karar yazılması doğru değildir,” gerekçesiyle bozulmuş, davacılar vekilinin karar düzeltme istemi Dairenin 04/07/2013 tarihli ve 2013/3921 E., 2013/11263 K. sayılı kararıyla reddedilmiştir.
2.3. Dairenin 08.11.2017 tarihli ve 2015/4179 E., 2017/6264 K. sayılı kararıyla; “… Hükmün bir kısmının bozma kapsamı dışında bırakılması bu kısımların bağımsız bir şekilde onandığını göstermez, hükmün bir kısmının bozma kapsamı dışında bırakılmasının amacı bu kısımların doğru olduğunu belirlemek, bozmanın sınırlarını çizmek ve bu şekilde usuli kazanılmış hakları oluşturup, korumaktır. Bozma kararı üzerine önceki hüküm tamamen ortadan kalkar. Bu sebeple bozma kararından sonra Mahkemece 6100 sayılı Kanun’un 297. maddesinde belirtilen unsurları içeren yeni bir karar verilmek zorundadır. O halde kabule göre, bozma sonrası hüküm tesis edilirken bozma kapsamı dışında bırakılan ancak onanmasına da karar verilmeyen hususlarda hüküm tekrarı yapılması gerekirken asıl davada ve birleştirilen Gaziantep 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/463 Esas sayılı dosyasında dava konusu edilen parseller yönünden hükmün kesinleştiğinden bahisle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi de doğru değildir” gerekçesiyle bozulmuş, davacılar vekilinin karar düzeltme istemi Dairenin 28/06/2018 tarihli ve 2018/1385 E., 2018/11641 K. sayılı kararıyla reddedilmiştir.
3. Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 20/05/2021 tarihli ve 2018/369 E., 2021/164 K. sayılı kararıyla; davalı … ikinci el konumunda olduğundan iyiniyetli olup olmadığı, TMK’nın 1023. maddesinin koruyuculuğundan faydalanıp faydalanamayacağı incelenmiş; taraflara bu konuda delil sunma imkanı tanınmış, dinlenen tanık anlatımlarında davalı …’ın bu taşınmazı …’dan murisin oğlu … Vehbi Yavaşca tarafından kendisine gösterilen kişi olarak satın aldığı, herhangi bir bedel ödemesi olmadığı, davalı …’ın da kendinden önceki malik gibi kayden malik olduğu, asıl gayesinin tasarruf amacı olmadığı, TMK’nın 1023. maddesinin koruyuculuğundan yaralanamayacağı gerekçesiyle, asıl davanın reddine, birleştirilen 2005/463, 2004/55, 2011/437, 2003/570 E, Esas sayılı dosyalar yönünden davanın kabulüne, karar verilmiştir.
4. Bozma Sonrası Mahkeme Kararına Karşı Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Gaziantep Eğitim ve Hizmet Vakfı ve davalı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
5. Temyiz Nedenleri
5.1. Davalı Gaziantep Eğitim ve Hizmet Vakfı vekili, Mahkemece Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda araştırmaya gidilmeden, tereke tespiti yapılmadan, tasarrufların saklı pay ihlali oluşturup oluşturmadığı hesaplanmadan sadece tanık beyanlarına itibar edilerek hüküm kurulmasının hatalı olduğunu belirterek, hükmün bozulmasını istemiştir.
5.2. Davalı … vekili, muvazaa iddiasının ispatlanmadığını, müvekkili ve eşinin yıllara dayalı birikimleri ile dava konusu taşınmazı satın aldıklarını, müvekkilinin iyi niyetli üçüncü kişi konumunda olduğunu, sonradan dinlenen tanıkların beyanlarına göre davanın kabulünün doğru olmadığını belirterek, hükmün bozulmasını istemiştir.
6. Gerekçe
6.1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil ile tenkis istemine ilişkindir.
6.2. İlgili Hukuk
6.2.1. Uygulamada ve öğretide “muris muvazaası” olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibariyle nispi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türüdür. Söz konusu muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir.
Bu durumda, yerleşmiş Yargıtay içtihatlarında ve 01.04.1974 tarihli ve 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Türk Medeni Kanunu’nun 706., Türk Borçlar Kanunu’nun 237. (Borçlar Kanunun 213.) ve Tapu Kanunu’nun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.
Bu tür uyuşmazlıkların sağlıklı, adil ve doğru bir çözüme ulaştırılabilmesi, davalıya yapılan temlikin gerçek yönünün diğer bir söyleyişle miras bırakanın asıl irade ve amacının duraksamaya yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkarılmasına bağlıdır. Bir iç sorun olan ve gizlenen gerçek irade ve amacın tespiti ve aydınlığa kavuşturulması genellikle zor olduğundan bu yöndeki delillerin eksiksiz toplanılması yanında birlikte ve doğru şekilde değerlendirilmesi de büyük önem taşımaktadır. Bunun için de ülke ve yörenin gelenek ve görenekleri, toplumsal eğilimleri, olayların olağan akışı, mirasbırakanın sözleşmeyi yapmakta haklı ve makul bir nedeninin bulunup bulunmadığı, davalı yanın alım gücünün olup olmadığı, satış bedeli ile sözleşme tarihindeki gerçek değer arasındaki fark, taraflar ile miras bırakan arasındaki beşeri ilişki gibi olgulardan yararlanılmasında zorunluluk vardır.
6.3. Değerlendirme
Mahkemece, (IV/2.) numaralı paragrafda yer verilen ve hükmüne uyulan bozma kararlarında gösterildiği şekilde işlem yapılarak yazılı şekilde karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
V. SONUÇ:
Açıklanan nedenlerle; davalı Gaziantep Eğitim ve Hizmet Vakfı ve davalı … vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya ve bozma kararının gerekçelerine uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı 455,40 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalı …’dan alınmasına, fazla alınan 123,10 TL harcın talebi halinde temyiz eden davalı Gaziantep Eğitim ve Hizmet Vakfı’na iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 24/01/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.