Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2011/3417 E. 2011/4723 K. 11.04.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3417
KARAR NO : 2011/4723
KARAR TARİHİ : 11.04.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 18.02.2010 gününde verilen dilekçe ile satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 11.06.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davalı, savunmada bulunmamıştır.
Mahkemece, çekişme konusu taşınmazlar elbirliği mülkiyetine tabi olduğundan bahisle dava reddedilmiştir.
Hükmü, davacı temyiz etmiştir.
Davada dayanılan 30.10.1987 günlü sözleşmenin konusu 249 ada 72, 73 ve 74 parsellerde davalı …’e ait paylardır. Dosyada yer alan tapu kayıtlarının incelenmesinden de dava konusu taşınmazların tapuda paylı mülkiyet rejimine bağlı olarak kayıtlı olduğu, davalının 9/180 payının bulunduğu görülmektedir. Türk Medeni Kanununun 688. maddesinde paylı mülkiyet “birden çok kimsenin maddi olarak bölünmüş olmayan bir şeyin tamamına belli paylarla malik olmaları” şeklinde ifade edilmiştir. Bu tanıma göre paylı mülkiyetin söz konusu olması için birden fazla kişinin bir mala paylı malik bulunması ve bu malin malikleri arasında maddi olarak paylaşılmamış olunması gerekir. Burada her paydaşın mülkiyet hakkı belli bir payla ifade edilir. Her pay diğerinden bağımsız, ayrıca tasarrufi işlemlere konu olabileceği için bir bakıma paylar taşınmaz hükmüne tabi tutulmuştur.
Bütün bu anlatılanlardan sonra kısaca ifade etmek gerekirse, dava konusu taşınmazlar bidayette elbirliği mülkiyetine tabi olsa bile 1996 yılında paylı mülkiyet rejimine tabi olarak tapuya tescil edildiklerinden 30.10.1987 tarihli sözleşme ifa kabiliyeti kazanmıştır.
Mahkemece yapılan bu saptamalara uygun bir hüküm kurulması yerine davanın yazılı bazı gerekçelerle reddi doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın iadesine, 11.04.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.