YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2268
KARAR NO : 2011/9522
KARAR TARİHİ : 15.06.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacılar, davalı şirket ile aralarında 24.01.2006 tarihli sözleşme imzaladıklarını, sözleşme uyarınca 4 parselde kayıtlı taşınmazın değerinin 350.000 TL olarak kabul edildiğini, taşınmazın davalı şirkete tapuda devri karşılığında, davacılardan ….., davalı şirkete olan 180.000 TL borcunun mahsup edildikten sonra kalan 170.000 TL nin davacılara davalı şirket tarafından nakit para ve mal olarak ödeneceğinin kararlaştırıldığını, tapuda davalı adına resmi devri yaptıkları halde davalı şirketin 170.000 TL karşılığını nakit veya mal olarak ödemediğini ileri sürerek sözleşmenin feshi ile 170.000 TL ile edimin yerine getirilmemesinden doğan 100.000 TL zararının faizi ile tahsiline mümkün olmazsa davalı adına devredilen taşınmazın tapu kaydının iptali ile 170.000 TL nin faizi ile tahsiline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalılar, davacıların borçlarını ödeyemedikleri için dava konusu sözleşmenin imzalandığını, davacılarla sözleşme sonrasında da mal alışverişlerinin devam ettiğini,davacıların 12.07.2006 vade tarihli 100.000 TL ve 10.07.2006 vade tarihli 300.000 TL miktarlı bonoları verdiklerini, davacılardan halen alacaklı olduklarını, sözleşme uyarınca ödenmesi gereken 170.000 TL nin ödenmemesi halinde bu kadar yüksek meblağlı senetlerin verilmeyeceğini ,ödenmeme iddiasının ispat yükünün davacılara ait olduğunu savunarak davanın reddini dilemişlerdir.
2011/2268-9522
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş,hüküm davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Kabul şekli bakımından gerekçeli kararda davacı olmayan … hakkında aleyhine hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Davalılar, davacılarla yapılan anlaşma sonrasında davacıların 2 tane bono verdiklerini, halen alacaklı olduklarını ileri sürmüşlerse de bono ile ilgili alacaklar ayrı bir dava konusudur.Davacılar tarafından sözleşme sonrası iki tane bono verilmesi davalının borcunu ödediğine karine olmadığı gibi başka bir borç için verilmesi sözleşme uyarınca ödemesi gereken 170.000 TL yi ödediğini de ispat etmez.Hal böyle olunca, sözleşmede kararlaştırılan 170.000 TL nin ödendiğini ispat yükü davalı tarafa aittir.Bu itibarla davalıya savunması doğrultusunda varsa delillerini bildirmek üzere süre verildikten sonra, bildirilen deliller toplanıp değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgı sonucu ispat yükünün davacıda olduğu gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 15.6.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.